TEMEL KAVRAMLAR VE ANAYASAL İLKELER 1. ÜNİTE ÖZETİ

Kamu Personel Hukuku  
Temel Kavramlar ve Anayasal İlkeler
Kamu görevlisi “Kamusal faaliyetlerin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak çalışan kişidir. (5237 sayısı TCK md.6) Memur kümesini 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa bağlı personel oluşturur.Diğer memurlar ise hakim-savcılar, askeri personel ve akademik personel oluşturmaktadır. Her iki kümenin ortak niteliği, statü hukukuna bağlı olarak istihdam edilmeleridir. Memur: Arapça „emr‟ kökünden türemiş ve „emir almış olan kişi‟ anlamına gelir 1982 Anayasası‟nda, memurluk, bütün yurttaşların özgür, eşit ve liyakate göre katılımına açık (md.70), statü hukuku doğrultusunda istihdam edilen (md. 128/2-3; 129), bunun yanında asli ve sürekli görevleri yürüten (md.128/1) kamu personeli olarak tanımlanmıştır.

657 sayılı Yasay‟ya göre, memurluğun üç niteliği vardır: – Memurlar, görevlerin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayrılır. – Memurluk, bir kariyer mesleğidir. – Memurluk, liyakate dayanır.

-Diğer Kamu Görevlileri-
Diğer kamu görevlileri 1982 Anayasası ile kamu personel hukukuna girmiştir. Diğer kamu görevlileri, tıpkı memurlar gibi, akdi değil, statüter ilişki çerçevesinde devlette istihdam edilirler Diğer kamu görevlileri kavramı, ilk olarak 1982 Anayasası‟nda kullanılmakla birlikte, esas olarak, 1961 Anayasası döneminde fiili olarak memurlardan ayrılmış olan kümelere anayasal temel oluşturmak üzere ihdas edilmiştir. 1961 Anayasası döneminde yargı bağımsızlığı anayasal ilkesine dayanarak, genel memur statüsünden kopmuşlardır. Akademik personel ise mali haklar açısından Devlet Memurları Kanunu‟nun içerisinde yer almakla birlikte, Anayasa Mahkemesi‟nin kararı sonrasında memurlara ilişkin genel yasanın kapsamından çıkarılmıştır. Askeri personel de 1961 Anayasası sonrasında ayrı bir personel yasasına bağlı kalmıştır.

-Yardımcılar-
Yardımcılar kategorisi statü eğil, akdi(sözleşme) ilişkisi ile çalışan kümelerden oluşur. Yardımcılar, istihdam biçimi açısından “geçicilik”, yaptıkları işin niteliği itibariyle “tali” görevleri yürütmek özelliklerini barındırırlar.

-Sözleşmeli Personel-
Sözleşmeli personel, akdi olarak istihdam edilir. İdare ile personel arasında, sözleşme esastır. Bu sözleşme, idari hizmet sözleşmesidir. Sözleşmeli personel, memurluğun asıl istihdam biçimi olduğu kamu idarelerinde, istisnai bir istihdamdır. Bu istihdam türü 1982 Anayasası‟nın 128.maddesi çerçevesinde, asli ve sürekli görevler dışında tali ve geçici görevler için kullanılabilir. Kamu personel rejiminde sözleşmeli personel istihdamının genel rejimi Devlet Memurları Kanunu‟nun 4/B maddesidir. Sözleşmeli personelin genel rejiminin düzenlendiği 657 sayılı Yasa‟nın 4/B hükmü, Yasanın kabul edildiği yıl olan 1965 sonrasında sürekli değişikliğe uğramış ve yapılan değişikliklerle istisnai bir istihdam biçimi olmaktan çıkmıştır. Genel anlamda sözleşmeli personel, bakanlar kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller çerçevesinde belirlenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.
Türkiye‟de Sözleşmeli Personel Rejimleri – 4/B – KİT – Belediye ve İl Özel İdareleri – Örgüt Yasalarına Göre – Kadro Karşılığı Sözleşmeli Personel

Geçici Personel: Akdi rejim ile istihdam edilir. Temel yasal dayanağı 657-4/C‟dir. Bakanlar kurulu tarafından karar verilen görevlerde, belirlenen adet ve ücret sınırları içerisinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kişilerdir. İşçi: Yardımcılar kategorisinde akdi ilişki ile çalıştırılan kümedir.657-4/D‟de ikiye ayrılırlar: sürekli işçiler ve geçici işçiler. Seçilmişler(Fahri Ajanlar) : kamu görevlilerinin ikinci alt kümesini oluştururlar.Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, milletvekilleri, il genel meclis üyeleri, belediye başkanları, köy-mahalle muhtarları, köy ihtiyar meclisi, mahalle ihtiyar heyeti gibi.
Yükümlüler : Yasanın koyduğu hükümler çerçevesinde, idare tarafından tek yanlı zora dayalı olarak belirli bir süre için kamu hizmetlerine katılan kişilerdir. Bu hizmete katılmama, cezai işlem gerektirir. Askerlik hizmeti ya da olağanüstü hallerde verilen görevler gibi. Cumhuriyetin ilk yıllarında konulan yok mükellefiyeti ya da günümüzde de geçerli olan Köy Kanunu‟ndaki köylüye mecbur tutulan hizmetler yükümlülüğün kaynaklarını oluşturmaktadır. Gönüllüler : kamu hizmetlerine katılmada zor değil, rıza vardır. Nakdi- ayni yardım almadan katılmaktadırlar.

-Kamu Personel Hukukunun Temel Anayasal İlkeleri-
1982 anayasasının 128.maddesinde kamu personel hukukunun üç temel anayasal ilkesi yer alır. – Asli ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri tarafından yürütülmesi – Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin özlük işlerinin yasa ile düzenlenmesi – Üst kademe yöneticilerin yetiştirilmesinin yasa ile özel olarak düzenlenmesi

-Asli ve Sürekli Görevlerin Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri Tarafından Yürütülmesi İlkesi-
Yasa koyucu ve idare belirli görevleri ancak, anayasada sayılan görevlileri eliyle yapılmasını düzenleyebilir ve yürütebilir.İlke, devlet teşkilatı içerisinde asli ve sürekli görevlerin, statü hukukuna bağlı olarak görev yapana memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesini, sözleşme ilişkisi ile görev yapanları ise, tali ve geçici görevleri yürütebilmesini hükme bağlamıştır.

-İlkenin Yer Bakımından Uygulama Alanı-
1961 Anayasasından farklı olarak kamu iktisadi teşebbüslerinin yer bakımından uygulama alanına girmesi, özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olan kamu iktisadi teşebbüslerinde de bu ilkenin uygulanacağını hüküm altına almıştır. Böylece yasa koyucu ve idare, istisnaya yer bırakmayacak biçimde, devlet teşkilatı içerisinde bütün kamu kurum ve kuruluşlarında asli ve sürekli görevleri memurlar ve diğer kamu görevlileri aracılığıyla yürülmesini düzenlemek ve uygulamak zorundadır.

-Genel İdare Esaslarının Anlamı-
Memurlar ve diğer kamu görevlileri tarafından yerine getirilmesi zorunlu olan asli ve süreklli görevlerin birinci önkoşulu hizmetin kamu tüzel kişiliği tarafından yürütülmesi, ikinci önkoşulu ise genel idare esaslarına göre yürütülmesidir. Genel idare esasları, kamusal yönetim usulleridir. Kısaca, kamu hukuku temelinde hizmetin görülmesidir. Bu usulün tersi ise özel idare usulleridir. Özel idare usulleri, esas olarak kamunun özel hukuka bağlı işyerlerindeki usullerdir.

-Asli ve Sürekli Görevler-
Her kamu hizmetinin “asli ve sürekli”, aynı zamanda “tali ve geçici” görevleri bulunur. Bunlardan, asli ve sürekli olanlar, statü hukukuna bağlı çalışan memurlar ve diğer kamu görevlileri; tali ve geçici olanlar ise sözleşme ilişkisine bağlı çalışna personel eliyle görülebilir ya da özel kişilere gördürülebilir.

İlkenin 1982 Sonrası Uygulaması 1980‟lerin ikinci yarısında kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevler yalnızca üst düzey yöneticilik görevleri olarak düzenlenmiş, geriye kalan görevler ise sözleşme ilişkisi ile görev yapan personel eliyle ve piyasadan satın alınmasının önü açılmıştır.1990‟larda ise düzenleyici kurumlarda asli ve sürekli görevler bütünüyle memurlar tarafından yapılacak görevler olmaktan çıkarılarak, sözleşme ilişkisi ile istihdam edilen personel kategorilerine açılmıştır. 2000‟li yılların ilk on yılında ise önce yerel yönetimlerde daha sonra da MEB ve Sağlık bakanlığı gibi bakanlıklarda yasa koyucu tarafından, asli ve sürekli görevlerin sözleşme ilişkisi ile çalışan personel tarafından ya da taşeronlaşma ile taşeron personel tarafından yapılabilmesi ortaya çıkmıştır.

Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Özlük İşlerinin Yasa ile Düzenlenmesi İlkesi 1982 Anayasası‟nın kamu personel hukukuna ilişkin bu temel ilkesinin sözel(lafzi) yorumu açıktır. Anayasa‟ya göre memurlar ve diğer kamu görevlilerinin statülerinin bütün öğeleri yasama organı tarafından yasa formunda düzenlenebilir. İlke ile ilk olarak, statünün düzenleyici öznesi yasama organı olarak belirlenmiştir. Burada, yasama dışında hiçbir organ herhangi bir biçimde memurlar ve diğer kamu görevlilerinin statülerini düzenleyemez kuralı ortaya çıkmaktadır. İkinci olarak, yasama organına takdir hakkı tanınmayarak memurlar ve diğer kamu görevlilerinin rejimlerinin bütün öğelerinin yasa konusu olması hüküm altına alınmıştır. Üçüncü olarak, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin statüleri yasa tipi hukuk formu ile düzenlenebilir. Buradan ilkenin hukuki nedenselliğini görmemiz mümkündür. Dördüncü olarak 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile hükme “mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır” cümlesi eklenerek memurlar ve diğer kamu görevlilerinin statülerinin yasa ile düzenlenmesi ilkesine bir istisna getirilmiştir.

İlkenin 1982 Sonrası Uygulanması 2001 yılında 2011 yılına kadar geçen 10 sene içerisinde kamu personel hukuku alanı bütünüyle yasa ile düzenlenmiştir. Ancak, 2011 yılında yeni bir yetki yasası ile anal, yeni KHK ile düzenlenme sürecine girmiştir. 1983-2011 yılları arasında kamu personel hukuku olanı ile ilgili 17 yetki yasası kabul edilmiştir. Bu yetki yasalarına dayalı olarak doğrudan kamu personel hukuku ile ilgili yaklaşık olarak 120‟nin üzerinde KHK çıkarılmıştır.

Kamu Personel Hukuku Alanında Mutlak Olarak Yasa ile Düzenlenmesi Gereken Alanlar
Anayasa‟nın siyasi haklar ve ödevler bölümü olağan durumlarda KHK‟lerle düzenlenemez. Diğer yandan Anayasa, temel haklar ve kişinin hakları ve ödevleri bölümlerinin de olağan durumlarda KHK ile düzenlenmesini yasaklamıştır. Bu konuda, disiplin, suç ve cezaların da kamu personel hukuku alanında mutlak olarak yasa ile düzenlenmesi gereken alanlar arasına girmektedir.

Kaynak: NorFuLL Paylaşım Mekanı|www.norfulpaylasim.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>