SÖZCÜK TÜRLERİ

SÖZCÜĞÜN TÜRÜ
Bir sözcüğün türünü o sözcüğün anlamı belirler, ”Tür” ve ”anlam” doğrudan ilişkilidir.
Türkçedeki sözcük türlerini iki ana gruba ayırabiliriz:

1)  Ad soylu sözcükler (Balık, ağaç, gibi, için, kadar, ile…)
2) Eylem soylu sözcükler (git, koş, tut, çiz, bil…)
Eylem anlamlı sözcükler ”-mek, -mak” mastar ekini alabilirler. Ad soylu sözcükler ise bu eki alamazlar.

SÖZCÜĞÜN GÖREVİ
    Her sözcüğün cümle içinde üstlendiği bir görev vardır. ”Tür” kavramı sözcüğün anlamı ile; ”görev” kavramı ise sözcüğün cümledeki işleviyle ilgilidir.
1.  İsim (Ad)
⇒   Tek başına görev üstlenirler.
2.  Zamir (Adıl)

3. Sıfat (Önad)
⇒  Başka sözcüklerle birlikte görev üstlenirler.
4. Zarf (Belirteç)

5. Edat (İlgeç)
6. Bağlaç           ⇒  Yardımcı sözcükler
7. Ünlem
8. Fiil(eylem)  ⇒ Tek başına görev üstlenir.

UYARI:
Fiilimsi olarak tanımlanan ”isim – fiil, sıfat – fiil, bağ – fiil”ler tür açısından fiil soylu; görev açısından isim soylu sayılmalıdır. Çünkü bunlar cümlede isim, sıfat, zarf ve bağlaç görevi üstlenirler.

ADLAR (İSİMLER)
Evrendeki bütün canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, durumları, bütün bunların birbiriyle olan ilgilerini karşılayan sözcüklere ad (isim) denir.

Örnek :
”Öldük, ölümden bir sayfa umarak
Bir büyük boşlukta bozuldu büyü
Nasıl hatırlamazsın o türküyü
Gök parçası bir şeydi yaşamak

Yukarıdaki parçada başlı başına yazılan her sözcük bir anlatım öğesidir. Bu parçadaki altı çizili sözcükler ise ad olarak kullanılmıştır.
Dilimizdeki adlar çeşitli yönleriyle ele anlınıp incelenebilirler:

I. VARLIKLARA VERİLİŞLERİNE GÖRE ADLAR 
a) Özel Ad: Evrende tek olan, benzeri bulunmayan varlıklara verilen adlara özel ad denir.
⇒  Kent adı olan Ankara, o kentte yaşayan, onu tanıyan kişilerce verilmiş olup, o kente özgüdür.

Özel adların kimi kullanım yerleri şunlardır:
1. Kişi adları: 
Dadaloğlu, Arif Nihat Asya, Özgür…
2. Hayvan adları: Karabaş, Tekir, Pamuk
3. Yer adları: Çorum, Antalya, Marmaris
4. Dil, din, mezhep, tarikat, adları: Türkçe, Müslümanlık, Hanefilik, Mevlevilik…
5. Ülke Adları: Cezayir, Japonya, Meksika…
6. Ulus Adları: Türkler, Çinliler, Fransızlar
7. Kitap, dergi, gazete adları: Cumhuriyet Devri Türk Şiiri, Final, Akşam(Gazete adı)…
8. Kurum, dernek, okul adları: Türk Tarih Kurumu, Kızılay, Kadıköy Anadolu Lisesi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi…
b) Tür (Cins) Adı: Aynı türden varlıkları gösteren sözcüklere tür adı denir. Tür adları, aynı türden olan tek varlıklardan birini, bir bölümünü ya da tümünü gösterir.
⇒ ”Pamuk” sözcüğü, ”Çukurova’da pamuk tarımı yapılır.” cümlesinde bilinen bir bitki adı olarak kullanılmıştır ve tür adıdır. Aynı sözcük,” Pamuk, acı acı miyavlıyordu.” cümlesinde ise bir hayvana verilmiş özel addır.
⇒ Bazı tür adları da özel ad görevi üstlenebilirler:
Bir şahin yere doğru süzüldü, avını kapıp yükseldi. (Tür adı)
Dünkü sınavda Şahin yoktu. (Özel ad)
⇒ Güneş, ay, dünya… sözcükleri, genel olarak, birer tür adı olarak kullanılır ve büyük harfle yazılmaz. Ancak bu sözcükler coğrafya ve gökbilimle ilgili konularda kullanılırsa özel ad sayılırlar;
Bugün dünya kadar işimiz var. (Özel ad değil)
Gelecek ay İstanbul’a gidecek. (Özel ad değil)
Ay, Dünya‘nın uydusudur. (Özel ad)
Tür adları varlıkları kavrayış ve anlatış bakımından şu özellikleri gösterir:
⇒ Tür adı olan sözcükler, o türün bireyleri için kullanılabilir:
Horoz ötüyor.
Elindeki makas yere düştü.
Kamyon yokuşu güçlükle tırmanıyordu.
⇒ Tür adı olan sözcükler o türün hepsini veya bir bölümünü anlatabilir:
Mikrop, bulaşıcıdır.
Bahçe, herşeyden önce bakım ister.
⇒ Biçimce çoğullanmamış (-ler eki almamış) tür adları çoğul anlamla kullanılabilir:
Çağımızın en hızlı taşıtı uçaktır. (Uçaklardır, anlamında)
Dedem, koynunda yattıkça benimsin ey güzel toprak! (dedelerim, anlamında)

II. VARLIKLARIN OLUŞLARINA GÖRE ADLAR:
Varlıkların oluşlarına göre adlar iki türlüdür:
a) Somut Ad: Duyularımızla saptadığımız varlıklara verilen adlara denir.
b) Soyut Ad: Akıl yoluyla saptanan, zihinde tasarlanan varlık, olay, olgu ya da düşüncelerin adlarına denir.
”Sen güney çocuğusun
Senin o nar çiçeği sevgilerini bilirim
Sen umudum, özlemim, yosun kokulu sabahımsın
Sen o defne parlaklığı, zakkum acısı
O meltem nemi ellerinle
Bana Mersin akşamlarını yaşatırsın.”
Yukarıdaki dizelerde geçen ”çocuk, nar, çiçek, yosun, koku…” gibi adlar somut; ”Sevgi, umut, özlem…” gibi adlar ise soyuttur.
c) Eylem Adı: Eylemlerin sonuna ”-mek, – ma, -iş” ekleri getirilerek elde edilen ve cümlede ad görevi üstlenen sözcüklerdir.
”Vatan için ölmek de var
Lakin borcun yaşamaktır.”
Bakış açınız oldukça dar.
Bu çalışma uzun sürebilir.
III. VARLIKLARIN SAYILARINA GÖRE ADLARI
a)   Tekil Ad: Çoğul eki (-ler,-lar) almamış, aynı türden bir tek varlığı karşılayan adlara tekil ad denir.
b)    Çoğul Ad: Aynı türden birden çok varlığı karşılayan adlara çoğul ad denir. Adlar, sonuna (-ler, -lar) takısı getirilerek çoğullanırlar.

Örnek:
”Dökün yaprağınızı dallarım dökün,
Akın yaslı yaslı sularım akın,
Bükün boynunuzu bayraklar bükün
Bir alınmaz kale’m vardı, yıkıldı..”
Yukardaki parçada geçen ”yaprak, boyun, kale” sözcükleri tekil, ”dallar, sular, bayraklar” sözcükleri ise çoğul ada örnektir.

UYARI:
”-ler, -lar” takısı almış her ad çoğul anlam taşımayabilir; bu ek adlara başka anlamlar da yükler;

Örnekler:
⇒ Ahmet Beyler geldi mi ? (Saygı anlamı)
⇒ Bu diyar, Yunus’ların, Karacoğlan’ların diyarıdır. (Ve benzerlerinin anlamı)
⇒ Bu tatilde Alilerin yanına gideceğiz. (Aile anlamı)
Selçuklular Anadolu’yu yurt tuttu. (Sülale anlamı)
Yazları İzmir’e gideriz. (Her anlamı)
⇒ Oğuz, sekiz yaşlarında bir çocuktur. (Yakışıklılık anlamı)
⇒ Ellerinde bir tarlaları var. (Tarla sahiplerini çoğullamış)

c) Topluluk adı: Tekil görünüşlü oldukları halde birden çok varlığı karşılayan adlara topluluk adı denir:
 Aile, toplumun temelidir.
Sürü, yavaş yavaş köye yaklaşıyor.
Meclis, yarın toplanıyor.
Bu kafile ne zaman yola çıkacak ?
Topluluk adları da öteki tür adları gibi çoğullanabilirler. Bu durumda çoğullanan ”tek”ler değil ”topluluk”lardır.
Ordular, savaştan çok zarar gördü.
İstiklal Savaşı’nda çeteler de yer almıştı.

UYARI:
Bazı kullanımlarda tek bir ad, aktarma yoluyla bir topluluğu karşılayabilir. Bütün şehir uykudaydı. (Şehir halkı anlamında)

ADLARIN ÇEKİMİ (ADLARIN DURUMU)
Adlar cümledeki görevlerine göre ”-i, -e, -de, -den” eklerinden birini alırlar ya da yalın durumda kullanabilirler. Adların bulunabilecekler bu beş durumdan her birine adın durumu denir.

1. Adın yalın durumu: Adın, durum eklerinden birini almamış biçimidir. Adlar, iyelik ve çoğul ekleri aldıkları zaman yalın durumdan çıkmış sayılmazlar.
Gurbetten gelmişim yorgunum hancı
Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş
Bu dizelerdeki altı çizili sözcükler yalın durumda birer addır.

2. Adın belirtme durumu (-i hali): Ad durum eki olan (-i) ekiyle, adın taşıdığı kavramın etkilendiği belirtilmiş olur. Bu eki alan ad, eylemden etkilenen varlığı belirtir.
Bütün canlılar baharı bekliyor.
Canlıları değişik kümelere ayırabiliriz.
Yaşlı kadın odunları içeri taşıdı.

UYARI:
III. tekil kişi iyelik eki (-i) ile, adın durum eki (-i) birbirine karıştırılmamalıdır. İyelik eki alan sözcüklere ”kimin” sorusu sorulduğunda ”onun” cevabı alınır. Bir başka deyişle iyelik eki alan sözcük ”onun” sözcüğü ile tamlama oluşturur. (-i) durum takısı alan bir ad ise ”kimin” sorusuna ”onun” cevabını vermez; ”onun” sözcüğü ile tamlama oluşturmaz.
Romanı üçüncü kez basılacak.
(İyelik eki almış ad)
Romanı hiç beğenmedim.
(-i durum eki almış ad)
Görüldüğü gibi ilk örnekte ”Onun romanı” gibi bir tamlama oluşturulabilmekte, ikinci cümlede ise cümlenin başına ”onun” sözcüğü getirilmekte yani tamlama oluşturulamamaktadır.

3. Adın yönelme durumu (-e hali): (-e) eki almış adlar yönelme bildirirler. Yönelme durumundaki ad, eylemin yöneldiği yeri karşılar.
Adam, gökyüzüne şöyle bir baktı.
En kısa zamanda yola çıkmalıydı.

4. Adın bulunma durumu (-de hali): (-de) eki almış adlar, bulunma (kalma) durumunu ifade ederler. (-de) eki sonuna geldiği sözcüğe ”içinde, üzerinde, yanında” gibi anlamlar yükler.
Ağacın dalında küçücük bir kuş vardı.
Bu havada oraya gidemeyiz.
O deyimi sözlükte bulamadım.

5. Adın çıkma durumu (-den hali): -den (-dan) eki almış adlar, eylemin çıktığı, kendisinden uzaklaştığı yeri belirtir.
Otobüs, köyden döndü.
Deniz kıyısından martı çığlıkları geliyor.

UYARI:
A”-de, -den” ekini almış her ad, adın bulunma ya da çıkma durumlarını belirtmeyebilir. Çünkü bu ekler yapım eki olarak da kullanılabilirler;
Gözde öğrenciyi bugün göremiyorum.
(-de, yapım eklidir)
⇒ Gözde birbirinden farklı tabakalar vardır.
(-de, durum ekidir)
⇒ Sıradan romanları sevmem.
(-dan, yapım ekidir)
⇒ Sıradan düşen kitabı alıver.
(-dan, durum ekidir)

AD TAMLAMALARI
Bir adın başka bir adla kurduğu öbeğe ad tamlaması denir. Adın bir başka adla tamlama kurması ya ek getirilerek ya da eksiz olarak gerçekleşir. Tamlamada birinci sözcük tamlayan, ikinci sözcük de tamlanandır.
Ülkenin        sorunları         Türkiye            haritası
↓                    ↓                    ↓                      ↓
tamlayan      tamlanan        tamlayan        tamlanan
Dilimizde dört türlü ad tamlaması vardır:

1. Belirtili Ad Tamlaması: Bu tür tamlamada tamlayan (-in), tamlanan ise 3. kişi iyelik eki (-i) alır.
Çimenin yeşili, Rüzgarın etkisi
Geminin bacası, Öykünün özeti

Özellik 1:
Belirtili ad tamlamalarında sesli ile biten tamlayan ”n”, sesli ile biten tamlanan ise ”s” kaynaştırma harfi alır. Ancak, dilimizde ”su” ve ”ne” sözcükleri bu kurala uymamaktadır. Bu iki kelime tamlamalarda ”y” kaynaştırma ünsüzü alır.
suyun tadı      neyin nesi
şehri suyu

Özellik 2:
Tamlanan çokluk içinden seçme bildiriyorsa tamlayan eki (-in) yerine (-den) takısı kullanılabilir:
Dostlarınmın birkaçı       l  Öğretmenlerin kimisi
Dostlarımdan birkaçı      l  Öğretmenlerden kimisi

Özellik 3:
Belirtili ad tamlamalarında tamlayan düşebilir.
Amcası, bu işe çok kızmış.

Yukardaki cümlede altı çizili sözcük, tamlayanı düşmüş bir ad tamlamasıdır. Cümle, ”Onun amcası, bu işe çok kızmış.” anlamındadır ve tamlayan sözcük (onun)  kullanılmamıştır. İyelik eki almış sözcüklerin altında gizli bir ad tamlaması bulunur.

Özellik 4:
Devrik cümleli anlatımlarda tamlayanla tamlanan yer değiştirebilir; tamlanan tamlayandan önce gelebilir:
Vurmada ışığı ayın
Uyuyan göl üstüne.
Bu dizelerde, ”ayın ışığı” tamlamasında tamlayanla tamlananın yer değiştirdiği görülektedir.

2. Belirtisiz Ad Tamlaması: Tamlayanın ek almadığı, sadece tamlananın (-i) ekini aldığı tamlamalara belirtisiz ad tamlaması denir.
Borç korkusu
Deniz havası
Dağ yeli
Ders kitabı
Belirtisiz ad tamlamalarında tamlayan ile tamlanan arasına genellikle başka sözcük giremez. Bu tür tamlamalarda çeşitli anlam ilgeleri bulunur.
⇒ Tamlayan tamlananın neden yapıldığını bildirir:
ayva reçeli, vişne şurubu
⇒ Tamlayan tamlananın sebebini bildirir:
deprem korkusu, sinir hastalığı, sel felaketi, deniz tutması
⇒ Tamlayan tamlananın çıkış yerini bildirir:
Amasya elması
Ankara armudu
⇒ Tamlanan tamlayanın neye özgü olduğunu bildirir:
ayakkabı boyası, yazı kalemi
su bardağı, dikiş iğnesi
⇒ Tamlayan tamlananın neye benzediğini bildirir:
tespih böceği, parmak üzümü
limon armudu, fincan böreği

UYARI:
Belirtisiz ad tamlamalarında, kimi durumlarda araya başka sözcüklerin girdiği görülebilir:
Devlet eski bakanı
Manisa eski valisi

3. Takısız Ad Tamlaması: Bu tür tamlamalarda tamlayan da tamlanan da ek almaz. Takısız ad tamlamaları değişik anlam özellikleri gösterebilir:
a) Takısız ad tamlamasında tamlayan tamlananın neden yapıldığını gösterebilir:
tahta köprü (köprü, tahtadan yapılmış)
çelik tencere (tencere, çelikten yapılmış)
b) Takısız ad tamlamasında tamlayan tamlananın neye benzediğini anlatabilir:
tilki çocuk (çocuk, tilkiye benzetilmiş)
arslan asker (asker, arslana benzetilmiş)

UYARI:
Takısız ad tamlamalarını sıfat tamlamaları ile karıştırmamak gerekir. Her iki tamlama biçimce benzeşir. Ancak ad tamlamasında tmalayan tek başına doğada bulunduğu halde, sıfat tamlamasında tamlayan doğada bulunmaz ve soyut bir kavramı dile getirir:
⇒   taş                 duvar → Takısız ad tamlaması
(tamlayan)       (tamlanan)

doğada var

⇒ İyi                İnsan → Sıfat tamlaması
(tamlayan)    (tamlanan)

Soyut kavram

⇒ Bazı yazarlar, takısız tamlamaları sıfat tamlaması saymaktadır.

4. Zincirleme Ad Tamlaması: Bir ad tamlamasının üçüncü bir adla veya başka bir ad tamlamasıyla oluşturduğu tamlamalara zincirleme ad tamlaması denir. Bu tür tamlamalarda en az üç ad yer alır:
Askerlik şubesinin başkanı
    Belirtisiz ad tam.         ad

Yaz mevsiminin güzelliği
     B.Siz Ad tam    ad

Sınav sorularının cevap anahtarı
      B.siz Ad tam       B.siz ad tam

Orhan’ın lastik topu
ad       takısız ad tam

UYARI:
Ad tamlamalarında tamlayan, tamlanan ya da ad tamlamasının tümü bir sıfatla nitelenebilir. Böyle tamlamalara karma tamlama da denir.

ADLARDA KÜÇÜLTME:
Adlarda küçültme anlamı ”-cik, -ceğiz, -ce” ekleriyle sağlanır. Bu ekler ”küçük, ufak, minik” sözcüklerinin yerini tutar.
Köy, şu tepeciğin arkasında. (Küçük tepe)
Evceğizlerinde yaşayıp gidiyorlar. (Küçük ev)

UYARI:
Adların sonuna getirilen küçültme ekleri, adlara başka anlamlar da yükleyebilir:
Babacığımı çok özledim. (Sevgi anlamı)
⇒ Bu kadıncağıza yardım etmemiz gerek. (Acıma anlamı)
⇒ On paracık sadaka vermiş, onu söylüyor, (Önemsizlik anlamı)
⇒ (-cik) ekiyle türemiş birkaç sözcük küçültme anlamından sıyrılarak somut varlıklara ad olmuşlardır:
gelin + cik → gelincik (Hayvan adı)
badem + cik → bademcik (Boğazdaki beze)

ADLARIN CÜMLEDEKİ GÖREVLERİ
Adlar cümlede özne, nesne, zarf tümleci, dolaylı tümleç veya edat tümleci görevinde bulunabilirler:
Çocuk, uzun süre ağladı.
(Özne)
⇒ Dün, kardeşimden mektup aldım.
(nesne)
Akşam sizinle görüşürüz.
Zarf Tümleci
⇒ Cesedi denizden şimdi çıkardılar
(Dolaylı Tümleç)

Kaynak: Final Türkçe Konu anlatım Kitabı (Syf 80,81,82,83,84,85)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>