SİNDİRİM SİSTEMİNE YARDIMCI OLAN ORGANLAR

Sindirim Sistemine Yardımcı Olan Organlar

A. PANKREAS

Yaprak şeklinde bir organ olan pankreas, karın boşluğunda mide ile oniki parmak bağırsağa arasında bulunur. Yetişkin bir insanda 70-80 gr ağırlığa, yaklaşık 20 cm uzunluğa ve 2-3 cm kalınlığa sahiptir. Pankreas karma bez özelliği göstermektedir. Çünkü üretilen bazı salgılar (hormonlar) doğrudan kana verilirken pankreas öz suyu denilen sindirim enzimleri ise özet bir kanalla oniki parmak bağırsağa salgılanır.

safra01
   Pankreas, karaciğer ve bağırsakların ilişkileri

Pankreasın sindirim enzimlerini salgılayan ve büyük olan kısmına acini bölgesi denir. Bu bölümde üretilen pankreas öz suyu wirsung kanalı denilen özel bir kanalla oniki parmak bağırsağının water kabarcığı açıklığına gönderilir. Water kabarcığına dökülen pankreas öz suyu içinde; karbonhidrat, protein ve yağların kimyasal sindirimini gerçekleştiren enzimler bulunur. Bunlar tripsinojen, kimotripsinojen, emilaz ve lipaz enzimleri ile nükleik asitlere etki eden enzimlerdir.
Pankreasın sindirim enzimlerini salgılaması, ince bağırsağın kana verdiği sekretin hormonunun etkisiyle sağlanır. Pankreasın diğer bölümü Langerhans adacıkları denilen hücre gruplarından oluşur.
Langerhans adacıklarından kana salgılanan insülin ve glukagon hormonları kandaki glikoz oranının düzenlenmesinde görev yaparlar.

B. KARACİĞER SAFRA KESESİ
Karaciğer yaklaşık 2 kg ağırlığı ile vücudun en büyük iç organıdır. Üstte diyaframla bitişik olduğu için kubbemsi olan karaciğer, altta ise midenin sağ üst bölümüne yerleştiği için çukur bir şekil gösterir. Üzeri bağ dokudan yapılmış olan bir zarla çevrilidir. Karaciğeri tamamen saran bu yapıya Glisson kapsülü denir.
Glisson kapsülü de dışarıdan periton denilen karın zarı ile örtülmüştür.
Karaciğer, sağ lop ve sol lop olmak üzere iki ana bölümde incelenir. Her lop binlerce  lopçuktan meydana gelmiştir. Mikroskopla görülebilen lopçuklar karaciğerin yapı ve görev birimleridir. Karaciğerin görevleri, lopçukları oluşturan karaciğer hücreleri tarafından gerçekleştirilir.

Untitled 6
        Karaciğer lopçuğunun yapısı

Karaciğere biri sindirim kanalından diğeri kalpten olmak üzere iki farklı yerden kan gelmektedir. Dalak, pankreas ve sindirim kanalından karaciğere kan getiren damar, karaciğer kapı toplar damarıdır. Bu damar emilmiş olan besinler yönüyle oldukça zengindir. Kalpten gelen kan, karaciğer atar damar ile getirilir. Karaciğerdeki kanı kalbe götüren damar ise karaciğer toplar damarıdır. Karaciğerden ayrıca safra salgısını götüren karaciğer kanalı çıkar. Safra kanalındaki sıvı hareketi lopçuk çevresine, damarlardaki kanın hareketi ise lopçuk merkezine doğru gerçekleşir.
Karaciğeri oluşturan lopçukların her birinin etrafında kapı toplardamarının ve karaciğer atar damarının kolları ile safra kanalları bulunur. Bu damarlar lopçıkların içinde daha ince olan kollara ayrılarak kılcal damar ağlarını oluştururlar. Kılcalların birleşmesi ile lopçuk ortası toplar damar (lopçuk merkez toplar damarı) meydana gelir. Her lopçuktan çıkan lopçuk ortası toplar damarları birleşerek daha sonra karaciğer üstü toplar damarını oluşturur. Karaciğer hücreleri lopçuğun merkezinden çevresine doğru şeritler halinde dizilmiştir. Hücre şeritleri arasında boşluklar bulunur. Karaciğer hücreleri, safra kanalcıkları ve boşluklar (sinüsler) ile yakın bir ilişki içindedirler. Bu ilişki sayesinde gerekli olan maddelerin kandan karaciğer hücrelerine ve metabolizma artıklarının da kana kolayca geri verilmesi sağlanır. Karaciğer hücreleri tarafından oluşturulan safra salgısı da kolayca safra kanalcıklarına boşaltılır. Lopçuklarda ayrıca kupfer hücreleri denilen savunma hücreleri de vardır. Bu hücreler lopçuklara gelen yabancı maddeleri ve yaşlanmış alyuvarları fagositozla parçalarlar.

Lopçuklardaki karaciğer hücrelerinde oluşturulan safra salgısı (safra suyu, öd sıvısı) lopçuklardaki ince safra kanalcıklarından geçerek karaciğer kanalında toplanır. Karaciğer kanalı karaciğerden çıktıktan sonra iki yola ayrılır. Üretilen safra salgısının bir kısmı koledok kanalı da denilen birinci kolla oniki parmak bağırsağındaki water kabarcığına götürülür. Karaciğer kanalının diğer kolu ise fazla safra salgısını karaciğerin sağ lobunun alt yüzeyindeki safra  kesesine (öd kesesi) götürür. Safra suyu içinde safra tuzları, kolestrol, yağ asitleri, su ve safraya rengini veren safra pigmentleri bulunur. Safra pigmentleri karaciğerde hemoglobinlerin parçalanmasıyla oluşur. Dışkının rengi de safra pigmentleri tarafından oluşturulur.

Safra kesesinde depolanan safra salgısı, su kaybına uğrarsa içindeki kolestrol ve safra tuzları yoğunlaşarak safra taşları meydana gelir. Safra kesesinin kanalı, safra taşları ya da başka nedenlerle (hastalık vb) tıkanırsa safra suyu bağırsağa dökülemez. Bu durumda safra pigmentleri karaciğer ve safra kesesi tarafından geri emilerek kana karışır. Sonuçta deri ve göz akı sarı bir renk alır. Bu hastalığa mikrobik olmayan sarılık denir. Sarılık hastası olan böyle insanların dışkısı kireç rengindedir.

Safra Sıvısının Görevleri
♦ Mideden gelen asidik özellikteki besin karışımını (kimus) nötralize ederek ince bağırsak ve pankreas enzimlerinin etkinliği artırır.
♦ Safra tuzları, yağların fiziksel olarak parçalanmasını sağlayarak lipaz enziminin etkinliğini hızlandırır.
♦ Yağda eriyen vitaminlerin (A,D,E,K) emilmesini kolaylaştırır.
♦ Yağ monomerlerinin (yağ asiti ve gliserol) emilmesine yardımcı olur.
♦ İnce bağırsak villuslarının hareketlerini artırarak genel olarak besin emilimini hızlandırır.
♦ Antiseptik özelliği sayesinde zararlı bakterileri öldürür.
Karaciğer dokusu kendini yenileme özelliğine sahiptir. Karaciğerin yarısı kadar bir kısmı alınacak olursa, hücrelerde mitoz bölünme hızlandırılarak kendini yenilemesi sağlanır.

Karaciğerin Görevleri
♦ Safra salgısını oluşturur ve salgılar.
♦ Damardan çıkan kanın pıhtılaşmasında kullanılan fibrinojen ve trombojen (protrombin) proteinlerini sentezler.
♦ Damar içindeki kanın pıhtılaşmasını önleyen heparini sentezler.
♦ Embriyo döneminde ve kansızlık durumunda alyuvar üretir.
♦ Kupfer hücreleri ile yaşlanmış alyuvarları parçalar. Bu hücreler aynı zamanda mikropları fagositozla parçalayarak savunma görevi de yaparlar.
♦ Pankreas hormonlarının etkisiyle kandaki glikoz oranını düzenler. Kandaki glikoz miktarı normalden fazla olduğunda glikozları, glikojen şeklinde depo eder. Kandaki glikoz miktarı normalden fazla olduğunda glikozları, glikojen şeklinde depo eder. Kandaki glikoz miktarı azaldığında glikojeni glikozlara parçalayarak kana verir.
♦ Protein metabozliması sonucu oluşan ve çok zehirli olan amonyağı daha az zehirli olan üre ve ürik asite çevirir.
♦ Bitkisel besinlerle alınan ve A vitamininin ham maddesi olan provitamin A yı (karoten), A vitaminine dönüştürür.
♦ A, D ve K vitaminleri ile demir ve bakır gibi mineralleri depo eder.
♦ Proteinlerin, karbonhidrat ve yağlara dönüştürülmesini sağlar.
♦ Vücut ısısının düzenlenmesine yardımcı olur.
♦ Metabozlizma sonucu oluşan ve zehirli olan hidrojen peroksiti (H2O2), sentezlediği katalez enzimi ile parçalar.
       

                katalaz enzimi
H2O2                          H2O   +  1/2O2

♦ Alınan bazı ilaçların ve besinlerin zehir etkilerini giderir.
♦ Eşey hormonlarının fazlasını parçalayarak atılmalarına yardımcı olur.

KAYNAK: Fem Yayınları Konu Anlatım Ders Kitabı (Syf: 168, 169, 170, 171)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>