İNSANDA SİNDİRİM SİSTEMİ

İnsanda Sindirim Sistemi
İnsanda sindirim sistemi, besinlerin alınması, sindirimi ve emilimini gerçekleştiren organlardan oluşmuştur. Bunlar; ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince bağırsak ve kalın bağırsaktır. Ayrıca karaciğer, pankreas, ağızdaki tükürük bezleriyle mide duvarı ve ince bağırsak duvarında bulunan bezler de ürettikleri çeşitli salgılar yardımıyla sindirim sistemine yardımcı olmaktadır.

Sindirim Sistemi Organları
 İnsanda sindirim organları aşağıdaki şematize edilmiştir.

İnsanda sindirim organları
                 İnsanda Sindirim organları

İnsanın sindirim organlarından bazılarında hem fiziksel, hem kimyasal sindirim, hem de emilim olmasına rağmen bazılarında ise sadece besin emilimi olmaktadır.

sindirim-sistemi

A. AĞIZ
İnsanda ağız; dudaklar, yanak kasları, damaklar ve yutakla çevrilmiş olan bir boşluktur. Ağızda sindirimde görev alan yapılar; dişler, tükürük bezleri ve dildir. Mukoza zarı ve mukus salgısı ile örtülü olan ağız boşluğunda, dişlerle fiziksel sindirim yapıldığı gibi tükürük bezlerinden salgılanan enzimlerin etkisiyle de kimyasal sindirim gerçekleşir. Ayrıca dişler ve dil konuşmaya da yardımcı olur.

1. Dişler
Alt ve üst çenede kemiklerine yerleşmiş olan dişler, doğumdan altı ay sonra ortaya çıkmaya başlarlar. Süt dişleri adı verilen ilk dişler 6 veya 7 yaşlarından itibaren dökülürler ve yerlerine kalıcı dişler çıkarlar. Şekil bakımından farklılık gösteren dişlerin yapıları birbirinin aynıdır.
Dişler, yapı olarak üç temel bölümde incelenirler. Diş etinin üzerinde olan kısım taç, diş eti ile sarılmış olan kısım boyun ve çene kemiği içinde kalan kısım ise kök olarak isimlendirilir. Dişin taç kısmı kalsiyum tuzlarının kristalleşmesiyle meydana gelen ve vücudun en sert yeri olan mine tabakası ile örtülmüştür. Mine tabakasının altında kemiğe benzer yapıdaki dentin (fildişi) bulunur. Dişin ortasında kalan boşlukta ise içinde kan damarları ve sinirlerin bulunduğu diş özü (pulpa) yer alır. Dişler, dentin zarı ve çimento (semen) denilen sert bir madde ile çene kemiğine kaynaşır.

periodontium
                          Azı dişinin yapısı
Süt dişlerinin sayısı 20 dir. Daha sonra dökülecek olan bu süt dişlerinin yerine çıkacak olan kalıcı dişlerle beraber yetişkin bir insanda toplam 32 diş bulunur. Alt ve üst çeneye simetrik olarak yerleşen dişler, şekil olarak dört çeşittir. Bunlar; kesici dişler, köpek dişleri, küçük azı ve büyük azı dişleridir. Dişlerin alt ve üst çenedeki yerleri aşağıda gösterilmiştir.

2. Dil
 Üzerindeki tat alma kabarcıkları ile tat alma organı olan dil, besinlerin ağız içinde karıştırılmasında ve yutağa iletilmesinde kullanıldığı gibi konuşmada da görev yapar.
Dilin yapısında çizgili kaslar bulunur. Ön ucu serbest olan dilin arka ucu çene kemiğine bağlanmıştır.

3. Tükürük Bezleri
Kulak altında, çene altında ve dil altında çift olarak bulunan tükürük bezleri ürettikleri tükürük salgısını kanallar yardımıyla ağız boşluğuna salgılarlar. Tükürük, besinlerin ıslatılması ve kayganlaşmasını sağlarken ağız içinin kurumasını önleyerek konuşmayı da kolaylaştırır. Tükürük salgısının büyük bir kısmı (%98) kolaylaştırır. Tükürük salgısının büyük bir kısmı (%98) sudur. Geri kalan kısmında mukus, sodyum ve kalsiyum iyonları ile sindirim enzimleri (amilaz = pityalin) bulunur. Amilaz enzimi, nişastanın maltoza ve dekstrine kadar sindirimini sağlar. Sahip olduğu pH sayesinde tükürüğün mikrop öldürücü özelliği vardır. Tükürük pH 6-8 de en iyi etki gösterir. Ağız içi pH sının düşmesi durumunda kalsiyum ve fosfor gibi minerallerin çökelmesi ile diş taşları oluşur. Diş taşları tükürük bezi kanallarını da tıkayabilir. Sağlıklı bir insanda günde ortalama 1-1,5 litre tükürük sıvısı salgılanır. Tükürüğün tat almada da fonksiyonu vardır.

B. YUTAK
Ağız boşluğunun yemek borusuna kadar olan devamıdır. Düz kas dokusundan yapılı olan yutak, mukoza zarı ile kaplanmıştır. Ağızdan gelen besinlerin yemek borusuna iletilmesini sağlar. Yutma işlemi sırasında lokmalar yutakta ilerlerken gırtlak kapağı soluk borusunun ağzını kapatarak lokmanın soluk borusunun ağzını kapatarak lokmanın soluk borusuna geçmesini önler.
Yutak mukozası içinde bulunan bademcikler, mikroplara karşı vücudun savunulmasında görev alırlar. Ayrıca orta kulaktan gelen östaki borusu da yutak boşluğuna açılır.

C. YEMEK BORUSU
Ağız ve yutaktan gelen besinlerin mideye taşınmasını sağlayan yemek borusu, ortalama 20-25 cm uzunluğunda ve 2 cm çapında bir borudur. Soluk borusunun arkasında omurgaya paralel uzanan yemek borusu, yapı olarak içten dışa doğru mukoza, düz kaslardan oluşan kaslı tabaka ve koruyucu olan bağ doku olarak üç bölümde incelenir. Bu üç tabakalı yapıya mide ve bağırsaklar gibi diğer sindirim organlarının yapısında da rastlanır. Mukoza tabakasında, muskus salgısı üreten bezler bulunur.

               lokmanin_yemek_borusundaki_hareketi_ve_mideye_girisi
Yemek borusunda peristaltik hareketler

Mukus, yemek borusunun sürekli kaygan olmasını ve lokmaların taşınmasını kolaylaştırır. Orta tabakada yer alan halka şeklinde ve boyuna uzanan düz kaslar kasılıp gevşeyerek lokmaların taşınmasında aktif olarak görev yaparlar. Her yutma olayından sonra yemek borusunun üst kısmından mideye doğru yayılan bu dalga hareketlerine peristaltik (sağımsal) hareketler denir. Peristaltik hareketler mide ve bağırsaklar tarafından da gerçekleştirilir.

D. MİDE
Karın boşluğunun üst sol bölgesinde ve diyaframın altında bulunan mide ”J” harfi şeklinde bir organdır. Üstte yemek borusu altta ise ince bağırsakla bağlantılıdır. Midenin yemek borusu ile bağlanan kısmına mide ağzı (kardia), ince bağırsakla bağlanan kısmına ise mide kapısı (pilor) adı verilir. Mide, yapı olarak içte iki tabakalı mukoza, ortada düz kaslardan oluşan kas tabaka ve en dışta koruyucu bağ doku olarak ü. tabaka halinde incelenir.

Kronik-Müzmin-Atrofik-Gastrit
                               Midenin Yapısı

Silindirik epitel hücrelerinden oluşan mukoza, midenin tüm yüzeyini örter. Mukoza tabakasındaa mukus, HCI, gastrin hormonu, pepsinojen enzimi ve süt çocuklarında lap enzimi salgılayan bezler bulunur. Mukozadan ayrıca B12 vitaminin emilimini kolaylaştıran özel bir madde de salgılanır. Mukus, mide içindeki enzim ve HCI e karşı midenin zarar görmesini önler. Ayrıca HCI (hidrolik asit), besinlerle mideye gelen mikropların etkisiz hale gelmesini de sağlar. Midede enzimler yardımıyla bazı besinlerin (protein) sindirimi yapılırken, bazı besinlerin de emilimi gerçekleşir.

Orta tabakada bulunan mide kasları, halka, boyuna ve çapraz olmak üzere üç farklı şekilde dizilmişlerdir. Midenin yapısını oluşturan bu kaslar kasılıp gevşeyerek peristaltik hareketleri gerçekleştirirler. Midenin peristaltik hareketleri, besinlerin kısmen de olsa mekanik olarak parçalanmasına, mide öz suları ile birbirine karıştırılarak kimus denilen bulamacın oluşturulmasına ve ince bağırsağa iletilmesine yardımcı olur.

Midenin dışında bulunan bağ doku da dışarıdan periton denilen kanın zarı ile sarılmıştır. Periton zarının salgılandığı kaygan sıvı, midenin çalışması sırasında başka organlarla sürtünerek aşınmasını önler.

E. İNCE BAĞIRSAK
Mide ile kalın bağırsak arasında uzanan ince bağırsak ortalama 7-8 m uzunluğunda ve 2-3 cm çapındadır. İnce bağırsakta tmel olarak kimyasal sindirim ve besin monomerlerinin emilimi gerçekleşir. Karın boşluğunu birbiri üzerine kıvrılarak dolduran ince bağırsak mideden sonra sırasıyla oniki parmak bağırsağı (duodenum), boş bağırsak (jejenum) ve kıvrım bağırsak (ileum) olmak üzere üç bölümde incelenir.

Oniki parmak bağırsağa (duodenum) yaklaşık 20-24 cm uzunluğundadır. Bu bölge kimyasal sindirimin yoğun olarak yapıldığı kısımdır. Oniki parmak bağırsağının water kabarcığı denilen kısmına safra kesesinden gelen koledok kanalı ile pankreastan gelen wirsung kanalı açılır. Boş bağırsak ve kıvrım bağırsak bölümlerinde ise daha çok besin emilimi olur.

         www.erguven.net-sindirim_sistemi_ozellikleri_(34)
                        İncebağırsağın yapısı

İnce bağırsağın yapısı dıştan içe doğru periton zarı, düz kas tabakası ve mukoza tabakasından oluşur. İnce bağırsak boyunca, boyune ve halka şeklindeki düz kasların yaptıkları peristaltik hareketler, ince bağırsak içindeki besinlerin ilerlemesini sağlar. İnce bağırsağın emilim yapan yüzeyindeki epitel hücreleri parmaksı uzantılara sahiptir. Emilim yüzeyini artıran bu yapılara vllus (tümür) denir. Villuslar sayesinde ince bağırsakta, yaklaşık 550 m² lik emilim yüzeyi oluşturulur. Sayısı 5 milyonu bulan villusların üzerindeki sitoplazmik katlanmalara da mikrovillus denir. Villusların içinde atar damar ve toplar damar kılcalları ile lenf kılcalları bulunur. Villuslar tarafından emilen besin monomerleri kan kılcalları ve lenf kılcalları tarafından alınarak kan dolaşımına verilir. İnce bağırsak yüzeyinde diğer sindirim organlarında olduğu gibi mukus salgılayan silindirik epitel hücreleri (goblet hücreleri) bulunur.

F.KALIN BAĞIRSAK

İnce bağırsaktan sonra gelen kalın bağırsak sırasıyla kör bağırsak (çekum), kolon ve düz bağırsak (rektum) olarak üç bölümde incelenir. Kalın bağırsak yaklaşık 1,5 m uzunluğunda ve 6 cm çapındadır. Anüs denilen açıklıkta vücut dışına açılır. Kör bağırsağın ince bağırsakla bağlantı yaptığı yerde parmak şeklinde bir uzantı bulunur. Apandiks denilen bu uzantının iltihaplanmasına apandisit denir. Kalın bağırsağın asıl haplanmasına apandisit denir. Kalın bağırsağın asıl uzunluğunu oluşturan kolon, kör bağırsaktan itibaren önce yukarı sonra yatay daha sonrada aşağıya doğru yönelerek ince bağırsağın etrafını sarar.

Kalın bağırsağın yapısında da mide ve ince bağırsakta olduğu gibi üç tabakalı yapı görülür. En dışta koruyucu olarak bulunan bağ dokudan sonra ortada düz kaslardan oluşan kas tabaka yer alır. Düz kaslar yaptıkları peristaltik hareketlerle kalın bağırsak içindeki sindirim artıklarının anüse doğru ilerlemesini sağlar. İçteki boşluğa bakan mukoza tabakasında ince bağırsakta bulunan villuslar ve mikrovilluslar yoktur. Ancak mukoza hücreleri arasında bulunan goblet hücrelerinin sayısı daha fazladır. Goblet hücrelerinden salgılanan bol miktardaki mukus salgısı kalın bağırsak yüzeyini kayganlaştırarak sindirim artıklarının (posa) hareketini kolaylaştırır.

Kalın bağırsakta minerallerin ve tuzların emilimi olduğu gibi suyun da büyük bir kısmı buradan emilir. Ayrıca burada yaşayan bazı yararlı bakteriler tarafından üretilen B ve K vitaminleri de kalın bağırsaktan kana emilir. Sindirim tamamlandıktann sonra kalan sindirim artıkları, kalın bağırsakta bulunan bakteriler tarafından fermantasyona uğratılarak kokuşturulur. Sonuçta meydana gelen dışkı, kalın bağırsağın peristaltik hareketleriyle anüsten vücut dışına atılır. Dışkı içinde sindirim artıkları, selüloz gibi sindirilemeyen maddeler, artık proteinler, bazı yağ asitleri, epitel hücreleri, ölü bakteriler ve mukus bulunur. Dışkının sertliği içindeki su miktarı ile ilgilidir. Dışkının rengini, safra pigmentleri kokusunu ise bakterilerin oluşturduğu çeşitli kimyasal maddeler belirler.

 

KAYNAK: Fem Yayınları Konu Anlatım Ders Kitabı (Syf:164, 165, 166, 167, 168)

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>