İNSANDA DESTEK VE HAREKET

İnsanda Destek ve Hareket
A.İNSANDA İSKELET

İnsan iskeleti, vücut çatısını ve şeklini oluşturur. İskeletin temel yapısını oluşturan kemikler bazı organları korur, kas ve iç organlara bağlanma yüzeyi oluşturur.
Kemikler başta kalsiyum olmak üzere vücudun ihtiyaç duyduğu mineralleri depo eder. Kan hücrelerinin üretim yeri de kemiklerdeki iliklerdir. Kemiklerin en dış kısmını periost denilen kemik zarı örter. Bu zar kemiğin kalınlaşmasını, onarılmasını ve beslenmesini sağlar.

iskeletin-gorevleri
İnsanda iskeletin kısımları

1. Kemik Yapısı ve Çeşitleri

İnsan iskeletini meydana getiren kemikler şekillerine göre uzun, kısa, yassı, düzensiz ve oval şekilli kemikler olmak üzere beş grupta incelenir.

a. Uzun kemikler
Kol ve bacaklarda bulunurlar. İki uçtaki şişkin kısma baş, bu iki kısım arasında kalan kısma ise gövde denir. Kemik başlarının üzerinde, eklem kıkırdağı denilen kaygan bir yapı vardır. Kemik başlarının dış yüzeyinde diğer kısımlarda olduğu gibi ince bir tabaka halinde sıkı kemik dokusu, içinde ise süngersi kemik doku bulunur. Süngersi kemik dokunun gözeneklerinin içinde kırmızı kemik iliği vardır. Kemiğin uzun olan gövde kısmı ise tamamen sıkı kemik dokusundan yapılmıştır. Gövde kısmının ortasında, içinde sarı iliğin bulunduğu ilik kanalı vardır.

Uzun kemiğin baş kısmı ile gövdesi arasında kemiğin boyuna uzamasını sağlayan kıkırdak dokudan yapılmış bir tabaka bulunur. Bu tabaka, hormonların etkisiyle büyüme çağında kemiğin boyca uzamasını sağlar. Bu kıkırdak doku (20-24 yaş arası) kemikleştikten sonra büyüme durur. Bu yaştan sonra uzun kemiklerde boyuna büyüme görülmez.

1345-haversq                                        Kemik dokunun genel yapısı

 

ScreenHunter_8                                        Uzun kemiğin yapısı

b. Kısa Kemikler
Eni ve boyu yaklaşık olarak birbirine eşit olan kemiklerdir. El, ayak ve bileklerde bulunan tarak ve parmak kemikleri kısa kemikerdir. Kısa kemikler dıştan kemik zarı ile sarılıdır. Kemik zarının altında sıkı kemik dokusu ve bu dokunun altında da süngersi kemik dokunun içinde kırmızı kemik iliği vardır.

c. Yassı Kemikler
Eni boyundan fazla, kalınlığı çok az olan kemiklerdir. Kafatası, kürek, kalça, kaburgalar ve göğüs kemiği yassı kemiklerdir. Yapı bakımından kısa kemiklere benzerler. Kısa ve yassı kemiklerde sarı ilik bulunmaz.

d. Düzensiz şekilli kemikler
Belirgin bir şekle sahip olmayan ve birkaç farklı kemikle bağlantılı olan kemiklerdir. Omurgayı oluşturan omurlarla bazı yüz kemikleri düzensiz şekilli kemiklerdir.

e. Oval kemik
Oval şekilli olan kemiklerdir. Diz kapağı kemiği oval şekilli kemiktir.

2. İSKELETİN BÖLÜMLERİ

İnsan iskeletinde 207 kemik bulunur. Orta kulakta bulunan çekiç, örs ve üzengi kemikleri bu sayıya dahil değildir. İnsan iskeleti baş, gövde ve üyeler (kol ve bacaklar) olmak üzere üç kısımda incelenir.

a. Baş iskeleti
Yassı kemiklerden meydana gelmiş olan kafatası ve yüz kemikleri baş iskeletini oluşturur. Kafatası, merkezi sinir sistemine ait beyni koruyan; göz, kulak ve burun gibi organların yerleştiği yapıdır. Kafatası kemikleri oynamaz eklemlerle birbirine bağlanmıştır. Yüz kemikleri de alt çene kemiği hariç oynamaz eklemlerle birbirine bağlanmıştır.

Untitled 3.png1Untitled 3

       Baş iskelet kemikleri

insanin_bas_iskeletindeki_kemikler2d2

b. Gövde İskeleti
Gövde; omurga, göğüs kemiği, kaburgalar, omuz ve kalça kemiklerinden meydana gelmiştir. Omurga, boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan 33 omurun üst üste gelerek (S) şeklinde, iskeletin temelini oluşturan vücut eksenidir.

sirt_omuru

Omurun yapısı

Her omur genellikle iki yan çıkıntı, bir dikensi çıkıntı, omur cismi, omur deliği, omur yayları ve eklem çıkıntılarını bulndurur.
Omurlular kıkırdak disklerle birbirine bağlanarak omurgayı oluşturur. Üst üste yerleşen omurların omur delikleri, omurga kanalını meydana getirir. Bu kanalın içinde merkezi sinir sistemine ait omurilik bulunur.

Omurga; boyun, sırt, bel, sağrı ve kuyruk sokumu kısımlarından oluşur.

Omurga

Boyun bölgesi, 7 omurdan meydana gelmiştir. Birincisine atlas ikincisine de eksen adı verilir. Eksendeki bir çıkıntı atlas içine girmiştir. Kafatası kemiği atlas kemiğine bağlıdır. Bu yapı başın hareket etmesini kolaylaştırır.
Sırt bölgesi, 12 omurdan meydana gelmiştir. Kaburgalar arka uçlarıyla sırt omurlarına bağlanırlar.
Bel bölgesi, 5 omurdan meydana gelmiştir. Bu bölge de bulunan omurlar vücudun herhangi bir bölgesiyle bağlantılı olmadığı için kolay hareket eder.
Sağrı bölgesi, 5 ve kuyruk sokumu bölgesi ise 4 omurdan meydana gelmiştir. Kuyruk sokumunu oluşturan omurlar birleştiği için tek kemik halinde görülür.
 Göğüs kemiği, vücudun göğüs bölgesinde yer alır. Üst kısmı geniş, alt tarafı doğru sivrilen yassı bir kemiktir.
Kaburga kemikleri, oniki çift olup, iki yedi çifti göğüs kemiğine doğrudan bağlanmıştır. 8., 9. ve 10. çift kaburga kemikleri birbirleriyle birleştikten sonra 7. çift kaburgaya bağlanırlar. Son iki çift (11. ve 12.) kaburga kemiklerinin ön uçları serbesttir. Bunlara yüzücü karburgalar denir.
Omur kemerleri, önde iki adet köprücük ve arkada da iki adet kürek kemiğinden oluşmuştur.
 Kalça kemikleri, kalça, oturga ve çatı olmak üzere üç kemikten oluşur. Kalça kemikleri birbirleriyle ve sağrı bölgesi kemikleriyle birleşerek leğen şeklinde bir yapıyı meydana getirirler. Bu yapı gövdeye bağlanarak birçok iç organın üzerine yerleşmesini sağlar.

c. Üyeler iskeleti
Yapı olarak birbirine benzeyen kol ve bacak kemiklerinden oluşurlar. Kollar omuz kemeri ile bacaklar da kalça kemeri ile gövdeye bağlanmıştır. Her kol ve her bacak toplam 30 kemikten oluşur.
Kollar, omuz kemerine pazu kemiği ile bağlanmıştır. Bacaklar ise kalça kemerine uyluk kemiği ile bağlanmıştır.

3. Eklem Yapısı ve Çeşitleri
İki ya da daha fazla kemiğin birleştiği bölgelere eklem denir. Eklemler, kaslarla birlikte iskelet sisteminin hareketini sağlayan önemli yapılardır. Eklemler, hareket yeteneğine göre oynamaz, yarı oynar ve oynar eklem olmak üzere üçe ayrılır.

a. Oynamaz eklemler
Kafatası ve omurganın kuyruk sokumu bölgesi gibi iskeletin hareket etmeyen kısımlarındaki kemikler arasında bulunur. Bu eklemler, kenarları testere dişleri gibi kemiklerin iç içe girmesiyle oluşmuştur. Oynamaz eklemlerle bağlanan kemikler tek parça görünümündedirler.

b. Yarı oynar eklemler
Sınırlı hareket eden kemikler arasında bulunan eklemlerdir. Omurlar arasında bulunan eklemler ve kaburgaların göğüs kemiği ile yaptığı eklemler yarı oynar eklemlerdir. Omurların sınırlı hareketi ile eğilme, doğrulma, sağa veya sola dönme gibi hareketler gerçekleştirilir. Omurlar arasında bulunan kıkırdak ve bağ dokudan yapılı olan diskler omurgaya hareket yeteneği kazandırır.

c. Oynar eklemler
Hemen her yönde hareket edilebilen eklemlerdir. BU nedenle vücudun en çok hareket eden kol ve bacaklarında bulunur. Vücudun asıl hareketini sağlayan; omuz, dirsek, kalça ve diz gibi yapılarda oynar eklemler bulunur. Oynar eklem, bir kemiğin baş kısmındaki çıkıntı ile diğer kemiğin çukurluğunun birbirine değmeyecek şekilde yerleşip çeşitli yapılarla bağlanmasıyla oluşur.
Eklemleri oluşturan iki kemiğin uçları bağ dokusundan meydana gelmiş ortak bir kapsülle çevrilmiştir. Ayrıca kemiklerin eklem yüzeyleri eklem kıkırdağı ile örtülüdür. Kemikler birbirlerine bağ dokusundan yapılmış eklem bağları ile baplanırlar. Eklem kapsülü içten bir zarla (sinovial zar) çevrilidir. Bu zar yumurta akına benzer kaygan bir sıvı salgılar. İki kemik arasındaki boşluk, eklem sıvısı (sinovial sıvı) ile doludur. Eklem kıkırdağı eklem çıkıntısına ve çukurluğuna, düzgünlük ve kayganlık vererek kemiklerin aşınmasını önler. Bütün bu yapılar ekleme sağlamlık ve kolay hareket etme özelliği kazandırır.

Kaynak: Fem yayınları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>