HALKLA İLİŞKİLERDE STRATEJİK UYGULAMALAR 7.ÜNİTE ÖZETİ

HALKLA İLİŞKİLERDE STRATEJİK UYGULAMALAR 7.ÜNİTE ÖZETİ

*Kriz yönetimi ve kriz dönemi iletişimi konusu özellikle 1980‟li yıllarda üst düzey yöneticilerin ilgi sahasına girmiştir. Kriz yönetimini şirketlerin gündemine sokan gelişmeler
*Johnson and Johnson firmasının karşılaştığı Tylenol zehirlenmesi (1982)
*UnionCarbide‟ın Hindistan Bhopal üretim tesislerindeki kimyasal madde sızıntısı (1984)
*Challenger Uzay Mekiği‟nin infilakı (1986)
*Çernobil Nükleer Santrali Kazası (1987)
*Exxon‟unValdez petrol döküntüsü (1989)

 KRİZ : Bir örgütün kriz öngörme ve önleme mekanizmalarını yetersiz bırakan, üst düzey hedeflerini ve işleyiş düzenini tehdit eden, bazen örgütün yaşamını tehlikeye sokan, karar verilip uygulamaya geçilmeden önce tepki süresini kısıtlayan ve oluşumuyla da karar vericiler için sürpriz niteliği taşıyarak örgütte gerilim yaratan durumdur.

*Etimolojik olarak incelendiğinde, kriz sözcüğü Yunanca “ayrılmak”
*Çin yazısında kriz iki sembolle ifade edilmektedir; „fırsat‟ ve „tehlike‟
*Oxford Sözlüğü, krizi “daha iyi ya da daha kötüye gitmek için dönüm noktası”
*Oxford Learner‟sDictionary‟de kriz, “zor zamanlar, gelecek endişesi ve tehlikesi gibi nedenlerle ortaya çıkan yaşamsal dönüm noktası”
*Türk Dil Kurumu‟nun Türkçe Sözlüğü‟nde ise, “sonucu tehlikeli olabilecek durum, bunalım”
Örgüt için krizin dikkat çeken özellikleri :Belirsizlik – Tehdit – zaman baskısı – sürpriz
Tehdit: olası kayıplar yani, varolan durum ile arzulanan üst düzey hedefler arasındaki farklılık tır.
Zaman baskısı: Mevcut zaman ile karar verilebilecek son an arasındaki farktır.
Sürpriz: örgütü rahatsız eden beklenmedik ve ani değişimlerdir

ÇEVRESEL YA DA ÖRGÜTSEL ETMENLERDEN KAYNAKLANAN KRİZİN TEMEL ÖZELLİKLERİ 
• Örgütün üst düzey hedeflerini hatta varlığını tehdit etmesi
• Örgütün önleme ve öngörme mekanizmalarının yetersiz kalması
• Acil müdahale gerektirmesi ve zaman baskısı yaratması
• Beklenmedik ve ani değişiklikle sürpriz olması
• Karar vericilerde gerilim yaratması
• Korku ve paniğe yol açması
• Kontrol edilme güçlüğü olması
• Yaşamsal bir dönüm noktası olması
• Örgütün imajını, insan kaynaklarını, finans yapısını ya da doğal kaynaklarını tehdit etmesi
• Bir sistem ya da alt sistemde bütün sistemi o an ki ve /veya gelecekteki çalışması açısından psikolojik, fiziksel ve/veya varlıksal olarak etkilemesi

KRİZ DURUMU İLE KARŞI KARŞIYA BIRAKAN NEDENLER
* Çevresel değişimlere zamanında ve gereğince uyum sağlayamama
* Bilgisizlik ve iletişimsizlik durumları
*Yetersiz ve hatalı eğitim faaliyetleri
* Yetersiz haberleşme ve koordinasyonsuzluk

KRİZE NEDEN OLAN ÖRGÜT İÇİ FAKTÖRLER
* Örgütlerin kendi yaşam eğrilerinde bulundukları yer
* Merkezileşme durumu ve derecesinin artması
* Örgütlerdeki hiyerarşik yapılanmalardan kaynaklanan problemler
* örgütün çevresel gelişmeleri takip ederken izlediği genel tutum
*Örgütsel iletişim ortamının bozuk olması
*Örgütün küresel şebeklerindeki olumsuzluklar
*Esnek olmayan örgüt yapısı * Örgütlerin bilgi toplama konusundaki eksiklikleri ve yetersiz çevre analizleri

YÖNETİCİLERİN, ÖRGÜTLERİN KRİZLE KARŞILAŞMALARINA NEDEN OLABİLECEK HATALAR
• Yöneticilerin gelmekte olan krizi görememeleri ve/veya gördükleri kriz sinyallerini yok saymaları
• Yöneticilerin tahmin etme ve sezgi gücünün zayıf olması
• Yöneticilerin hızlı çevre değişimlerinde yavaş kalması
• Yöneticilerin çevredeki gelişmeler hakkında bilgi toplama yetersizliği
• Üst düzey yöneticilerin ölmesi veya plansız bir şekilde örgütten ayrılması

Krizi etkileyen Dış Çevre Faktörleri : Doğal faktörler – Ekonomik faktörler – Teknolojik faktörler – Hukuksal ve siyasal faktörler – uluslararası çevre faktörü

*** Rekabetin sınırlarını genişletmenin yanı sıra rekabete ilişkin anlayışın değişmesine de neden olan unsur : KÜRESELLEŞME
*Uluslararası çevre faktörünün örgütler için önemli bir potansiyel kriz kaynağı olmasına neden olan küreselleşmedir.
KRİZİN EVRELERİ
• Krizin kavramsal olarak başlangıç noktası; Geçmişte etkili olan yaklaşımlarda eylemlerde ifade edilen kabul görmüş inançlar ve normların karakterize edildiği evredir.
• Kuluçka dönemi; kabul görmüş bilgi ile bağdaşmadığı fark edilmeyen olayların yavaş yavaş biriktiği evredir.
• Belirme anı; krizin kaçınılmaz olarak karar vericilerin dikkatini çektiği evredir.
• Hücum safhası;krizin doğrudan etkilerinin örgüt çalışanlarının bir çoğu tarafından tamamen anlaşılır hale geldiği evredir.
• Kurtarma safhası; durumun acilen yeniden tanımlandığı, böylece krizin en önemli özelliklerinin belirlenip kurtarma işleminin başladığı evredir.
*Kriz öncesi dönem (krizin kavramsal olarak başlangıç noktası- kuluçka dönemi), kriz dönemi (belirme anı- hucum safhası-kurtarma safhası) ve kriz sonrası dönem (yeniden yapılanma safhası) Kriz Öncesi Dönemin özellikleri
*Kriz durumuna gelmeden önce belirtilerin aşama aşama ağırlaştığı dönemdir
*teşhis koymadan önce semptomları teşhis edilen bir hastalığa benzer
*Yönetim, her düzeyde iletişime önem verir, ayrımcılıktan kaçınır, problemi doğru tespit edebilirse bu dönem örgütü yeni atılımlara yöneltir
*İyi bir yönetim yapıcı değişikliklere yönelir
Kurumsal itibarın oldukça önemli bir kavram olarak rekabette üstünlük sağlayabilme adına öne çıktığını belirten sosyolog: Mishalisin ve Smith

İTİBAR:
*Bilinçli ya da bilinçsiz şekilde tüm paydaşları ile yürüttükleri iletişim çalışmaları sonucunda ortaya çıkan kavramdır.
*kurumlar tarafından paydaşları ile yürüttükleri bilinçli ve planlı şekilde oluşturulan iletişim çalışmaları sonucunda ortaya çıkan, güvene, duygusal bağlılığa, sadakate, iyi niyete, sevgi ve saygıya dayanan bir kavramdır.
*Kurumsal itibar, müşteriler, rakipler, kreditörler, endüstri analistleri ve diğer insanların işletmeyi algılayış biçimidir

İtibar için önemli bir konunun kurumun sürekli olarak iletişim içerisinde olduğu iç ve dış paydaşlar olduğunu ifade eden kişi: Brotzen
Kurumsal itibarı oluşturan ana unsurLar: imaj, kimlik ve şahsiyet
• Kişilik (şahsiyet): Örgütün gerçekte ne olduğu yani karakterini ve değerler sistemidir.
• Kimlik: Örgütün kendisiyle ilgili düşünceleridir.
• İmaj: Paydaşların örgütü nasıl gördüğüdür. Dış paydaşların örgütle ilgili algılamalarıdır.
* Fombrun‟a göre; imaj ve itibar arasında bir fark vardır. İmaj, geçici ve itibara göre daha yüzeyseldir. İtibar ise, imaja göre daha kapsamlıdır ve sürekli ve güvenilir olmakla da ilgilidir.
Fombrun kurumsal itibarın yönetim süreci
1. Adım:Durum Analizi, Mevcut Durumun Belirlenmesi, Kurumu Teşhis Etmek
2. Adım:Geleceği Tasarlamak
3. Adım:Geçiş Sürecini ve Değişimi Yönetmek
Kurumların mevcut durumunun teşhis edilmesine yönelik son çalışma: Tutarlılık Analizi
Kurumsal itibarın Bileşenleri:Duygusal Çekicilik – Kalite ve Yenilikçilik – Liderlik – Finansal Durum – Sosyal Sorumluluk – Çalışma Çevresi
Kurumsal Sosyal Sorumluluk:
*İşletmelerin, kurumların sahiplerinin, ortaklarının veya yöneticilerinin, işletmelerini idare ederken, toplumun beklenti, istek ve ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde, birey ve toplum yararını göz önüne alarak hareket etmesi, sosyal gereksinimlerin farkında olarak işletmeyi yönetmesidir.
* Bir işletmenin faaliyette bulunduğu ortamı koruma ve geliştirme konusundaki yükümlülükleridir.

***Scarborough‟a göre sosyal sorumluluk;yönetimce alınan kararlar doğrultusunda atılacak adımların doğuracağı sosyal, çevresel, siyasi, insani ve de mali sonuçların öncesinde farkında olabilmektir.
***“Principles of Modern Management” kitabında ise, sosyal sorumluluk,“gerek organizasyonel hedefleri gerekse toplumun bir bütün olarak değerlendirerek her iki tarafın da refahını gözeten ve geliştiren yönetsel bir yükümlülük”
***Sosyal sorumluluk;“ iş adamlarının, toplumun değer ve amaçları açısından arzu edilen yolları takip ederek, bu yönde kararlar vermesi ve işletmenin yönetilmesi konusunda bağlı olduğu mecburiyetler ”
Kurumsal sosyal teşebbüsler;Bir kurumun sosyal yaralara parmak basacak ve kurumsal sosyal sorumluluğu da aynı zamanda temin edecek önemli eylemleri gerçekleştirmesidir. Craig Smith “Yeni Kurumsal Hayırsever‟liği”
* Belirli sosyal konulara ve tercihlere uzun süreli girişimlerde bulunmaya bir geçiş bulunmaya geçiş olması
*Maddi yardımların ötesinde katkılarda bulunma
* Bütçede bağış olarak ayrılan kaynakların yanında işletme içerisindeki birimlerden de ek kaynak yaratma
* Stratejik işbirliklerine gitme
*Bahsi geçen tüm bunların aynı zamanda işletme hedeflerinin geliştirilerek yapılması

Sosyal sorumluluk kampanyaları:
Herhangi bir kurumu, ilgili bir sosyal amaç veya soruna karşılıklı fayda sağlamak üzere bağlayan stratejik bir konumlandırma ve iletişim tekniğidir.
Pazarlama içerisinde önemli bir faaliyet haline gelen temel kavram: SPONSORLUK

Bilgi ve iletişim çağında yaşadığımız günümüzde rakipler arasından önemli hale gelen:

*Ön plana çıkmak                 *Hedef kitleyle duygusal bir bağ kurmak
*Farkındalık yaratmak          *Az bütçelerle geniş kitlelere ulaşmak

Sponsorluğun amacı; kurumu ya da ürünü tanıtarak imajı oluşturmak, güçlendirmek, dolaylı olarak satın alma tercihlerini etkilemektir
***Sam Black‟e göre sponsorluk, sponsor firma ile sponsorluğu yapılanın her ikisine de avantaj sağlamaya yönelik bir iş anlaşmasıdır
***BarryBall‟un sponsorluk İse; karşılıklı olarak kabul edilmiş ticari faydaları sağlamak amacıyla, bir bireyi, bir organizasyonu, olayı ya da faaliyeti desteklemek için ticari bir kuruluş ya da devlet tarafından aynî ya da nakdi destek sağlamaktır.
***TonyMeenaghan‟ınsponsorluk ise, yapılan faaliyetle birlikte ticari potansiyel kazanabilmek için faaliyete ayni veya nakdi olarak yapılan bir yatırımdır.
***ManfredBruhn‟unsponsorluk ise, kuruluşun iletişim hedeflerine ulaşma amacıyla bağlantılı olan, spor, kültür veya Sosyal alanlar gibi geliştirilmeye ihtiyaç duyulan alanlardaki kişi veya organizasyonlar için para veya araç-gereç desteğiyle bütün aktivitelerin planlanması, organizasyonu, uygulanması ve kontrol edilmesidir.

Sponsorluğun İlişkili Olduğu Alanlar: Reklam – Satış Geliştirme – Halkla İlişkiler – Ürün Tanıtım – Ürün Yerleştirme

Sponsorluğun Reklam Amaçları
*Medyada (Radyoda-Televizyonda) Reklamı Yasak Olan Ürünlerin Duyurulması
* Ürünleri Destelemek
*Diğer İletişim Ortamlarını Kullanmak Sponsorluğun Halkla İlişkiler Amaçları
* İyi Niyetin Oluşturulması
* Kurum İmajını Desteklemek
* Kurum Kimliğini Pekiştirmek
*Kuruluşun İsmini Tanıtma
*Misafirperverlik ve Personel İlişkilerini Geliştirmek
* Gazetecilerin İlgisini Çekmek Sponsorluğun Pazarlama Amaçları
*Bir Ürünü Yerleştirme
* Satıcıları Desteklemek
*Pazarlama Politikalarında Değişiklikler Oluşturmak
* Yeni Bir Ürünü Tanıtma
* Uluslararası Pazarlama
* Ürün Kullanımını Desteklemek sponsorluk türleri;kültür-sanat, spor ve sosyal sponsorluk
*Spor sponsorluğu kurumların bireysel olarak sporculara, spor takımlarına ve spor organizasyonlarına yapılmaktadır. *Kültür sanat sporsorluğu ise, her türlü sanat dalının yanında TV programlarına, festivallere, sergilere kurumların sponsoru olmasıdır.
*Sosyal sorumlulukta ise kurumlar eğitim, sağlık, sanat, çevre gibi alanlarda çeşitli etkinliklere kurumlara sponsorluk yapmasıdır.

LOBİCİLİK:
*Baskı gruplarının amaçlarına varmak için kongrede, parlamentoda yaptıkları çalışmalar. Kişilerin ya da özel çıkar gruplarının siyasal karar alma sürecini etkileme amacına yönelik girişimleridir.
* Bir konu hakkında kamuoyunda olumlu izlenimler yaratılmasını sağlamak, lanse etmek, yanlış izlenimleri silmek veya düzeltmek, baskı gurupları yaratmak, aleyhte olan bir durumu lehe çevirmektir.
* Lobicilik çeşitli çıkar gruplarınca yapılan ve hükümet kararlarını etkilemeyi amaçlayan faaliyetlere verilen isimdir.

Baskı grupları ile lobiler arasındaki fark : Baskı grupları, belirli çıkarlar çerçevesinde, ortak amaca yönelik olarak kurulmuştur ve iktidarla ilişkileri çalışmalarının yalnızca bir kesitini oluşturur; lobiler ise devleti idare edenler üzerinde türlü yollardan etkinlik sağlayarak karar aldırma amacıyla faaliyet gösteren gruplar ya da kuruluşlardır

Lobi:
*Belirli çıkar amaçları etrafında toplanan ve organize olan, parlamento koridorlarında yasa yapıcılarını bu çıkarları için etkilemeye çalışan, bu amaçla nüfuzlu kişileri ve basını etkileyen kimselerdir.
* Kanun yapıcılara kongre koridorlarına ya da lobilerinde, çıkarlarına uygun yasa tasarılarına taraf ya da karşı olmaları için oy kullanmaya ikna etmeye çalışan kişiler, gruplardır

Lobici:
*Lobi faaliyetlerini yürüten, kişi ya da grupları bu faaliyetler için organize eden, siyasi amacı için çalışan ya da baskı grupları yararına siyasi mekanizmanın çeşitli kademelerindeki çalışanlarla ilgilenmesi için kiralanan kişi ya da kişilerdir.
* Bir kişi, kişiler, ülkeler ya da baskı grupları adına, yasaları istekleri doğrultusunda kanalize etmek amacıyla, kanun yapıcılarla ilişki kuran kişilerdir.

Lobicilik: Siyasal olarak demokrasi ile yönetilen toplumlarda, kanun yapıcıların belirli çıkar gruplarının iradeleri yönünde etkilenilmesi için girişilen faaliyetlerdir.

Lobicilik faaliyetlerinin temel işlevler
• Lobicilik faaliyetleri, yasa yapıcıların üzerinde çalıştıkları çalışmalar ile ilgilenen kesimlerin ve çıkar gruplarının kimlikleri ve amaçlarının belirginleşmesine yardımcı olur, kanun yapıcıların bu konudaki ön fikir geliştirmelerini sağlar.
• Yasa yapıcıların çeşitli toplumsal kesimlerin duygu ve düşünceleri hakkında daha derinlemesine fikir sahibi olmasını sağlar. Kanun yapıcıların araştırmalarının derinleştirilmesi ve toplumun, iş çevrelerinin tasarı hakkındaki fikirlerini öğrenmelerini sağlar.
• Yasa yapıcıların, faaliyetlerinin sonuçları hakkında bilgi sahibi olmasını sağlar. Yasaların yasalaşması sonucunda etkilenecek çevreler ve etkilenme seviyeleri hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlar.

Lobicilik Yöntemleri:
Doğrudan Lobicilik – Yerel Halkın Desteği İle Yürütülen Lobi Faaliyetleri – Ortaklaşa Yürütülen

Lobi Faaliyetleri Yerel Halkın Desteği İle Yürütülen Lobi Faaliyetleri: Mektup göndermek, faks çekmek, telefon etmek, e-mail göndermek, imza toplamak, yürüyüş yapmaktır.

Ortaklaşa Yürütülen Lobi Faaliyetleri:
Yüz yüze iletişim, yönetimin çeşitli kademelerindeki kişilere yazmak, sosyal lobicilik, devlet görevlileri, yardımcıları ya da yakın çevreleriyle dostluk kurmak, kampanya desteği sağlamak, lobi şirketleri kiralamak, toplantılar düzenlemek, bilgi sunmak, seçmenlerle tanışmak, doğrudan eylemler organize etmek, komite toplantılarına ve mahkemelere katılmak, halkla ilişkiler kampanyaları düzenlemek, medya ile olumlu ilişkiler ortamı yaratmak, kullanılması sakıncalı yöntemlere (tehdit ve rüşvet) başvurmak

Kaynak: NorFuLL Paylaşım Mekanı|www.norfulpaylasim.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>