ENDOKRİN SİSTEM- HORMONAL DÜZENLEME

Hormonal Düzenleme
 Hayvanlarda ve insanda sinirsel denetimin yanı sıra hormonal düzenleme görülürken, bitkilerde ise sadece hormonal düzenleme varıdr.

A. BİTKİSEL HORMONLAR
Bitkilerde sinir sistemi olmadığı için düzenleme sadece hormonlarla sağlanır. Bitki gövdesinin ve yaprağının ışığa yönelmesi, tohumun çimlenmesi, çiçek açması, kökün suya ve yerçekimine yönelmesi gibi olaylar hormonlarla gerçekleştirilir. Bitkisel hormonlar özel bir bez ya da organdan değil bazı hücreler tarafından salgılanır. Bu hormonlar genellikle meristem doku hücrelerinde üretilir ve kullanılır. Bazı hormonlar da değişmez doku hücreleri tarafından üretilir ve kullanılır. Bitkisel hormonlar organik yapıda olan maddelerdir. Günümüzde yapay olarak da bu tür hormonlar elde edilerek tarımda kullanılmaktadır.
Bitkisel hormonlar; oksinler, sitokininler, giberenllinler, absisik asit ve etilen olmak üzere beş grupta toplanır. İlk üçü bitkide büyüme ve gelişmeyi hızlandırırken; absisik asit ve etilen büyümeyi durdurucu ve metabolizmayı yavaşlatıcı etkiye sahiptir.

1. Oksinler
Bitkilerde büyüme ve gelişmede en etkili olan hormondur. Hücre bölünmesini artırır. Büyüme, gelişme, yaprak ve çiçek açma, tomurcuk verme ve meyve oluşumu gibi olaylarda görev yapar. Oksinler özellikle büyüme bölgerindeki hücreler tarafından salgılanır. Bitkilerin ışığa yönelmesinde de etkilidir. Yaprak dökülmesi oksin miktarının azalması ve etilen miktarının artmasıyla gerçekleşir. Oksinşerin normalden fazla salgılanması büyümeyi durdurucu etki yapar.

2. Sitokininler
Tohum çimlenmesi, tomurcuk olgunlaşması ve  yaprakların geç dökülmesini sağlar. Ayrıca hücre bölünmesini de hızlandırır. Bitkide yaşlanmayı geciktirici etkisi vardır.

3. Giberenlliler
Gövde ve meyve büyümesi ile çiçek açma zamanını düzenler. Şartların uygun olduğu ortamlarda tohum çimlenmesini başlatır.

4. Absisik asit
Olgunlaşan meyvelerin kolayca kopmasını ve yaprakların dökülmesini sağlar. Uygun olmayan ortamlarda tohumun çimlenmesini engelleyerek tohumun uyku halinin (dormansi) devam etmesini sağlar. Etilenle birlikte görev yapar.

5. Etilen
Sadece üretildiği yerde etkilidir. Meyve olgunlaşmasına, yaprak dökülmesine ve çiçeklerin solmasına neden olur.

B. OMURGASIZLARDA ENDOKRİN BEZLER
Birçok omurgasız hayvanda omurgalılar tarafından salgılanan adrenalin, asetilkolin, tiroksin ve üreme sırasında kızışmayı sağlayan, hormonlara benzer hormonlar salgılandığı bilinmektedir. Bir hücrelilerde, düşük derişimde büyümeyi ve üremeyi hızlandıran, yüksek derşimlerde inhibe eden maddelerin varlığı da ortaya çıkarılmıştır.
Böceklerde başkalaşım ekdison ve juvenil hormonu ile kontrol edilir. Juvenil hormonu, larvadan ergine kadar değişen miktarlarda her basamakta salgılanır. En az juvenil hormonu pupanın ergine dönüşümü sırasında salgılanır. Bununla birlikte beynin kontrolü altındaki bir bezden salgılanan eksison hormonuda larvadan ergin döneme kadar olan bütün basamaklarda eşit miktarda bulunur. Bu hormon özellikle pupanın ergine dönüşümünde etkilidir. Yani önce juveil hormonu etkilidir. Sonra da özellikle pupadan sonra ekdison hormonu etkilidir.

C. OMURGALILARDA ENDOKRİN BEZLER
Omurgalılarda endokrin bezler, omurgasızlara göre daha iyi gelişmiştir. Bu bezleri inceleyen bilim dalına endokrinoloji denir. Dİğer vücut hücreleri gibi besin maddesi ve oksijen alan endokrin bez hücreleri, bu maddelerin bir kısmını hormon denilen maddelere çevirir. Daha sonra hücrenin diğer metabolizma artıkları ile birlikte kana verilir.

D. İNSANDA ENDOKRİN BEZLER VE HORMONLAR
 Hormonsal düzenleme, endokrin sistemle sağlanır. Endokrin sistem, endokrin bezler denilen iç salgı bezlerinden oluşmuştur. Bu bezler organik özellik gösteren hormonları sentezleyerek kana verirler. Sinir hücrelerinin akson ucundan salgılanan nörotransmitter maddeler ve mideden salgılanan gastrin hormonu gibi bazı hormonlar bez olmayan yapılardan da salgılanır.
Kan yoluyla bütün vücuda gönderilen hormonlar sadece hedef organını uyarır. Örneğin hipofizden salgılanan TSH kana verildiğinde bütün vücuda gönderilmesine rağmen sadece tiroid bezini uyarır.
Hormonların çoğu protein yapıdadır. Bazıları ise yağ yapısında steroid hormonlardır. Aminoasit türevlerinden yapılı hormonlarda da vardır. İç dengenin sağlanması, büyüme, gelişme ve üreme olaylarının denetlenmesi gibi olaylar hormonlarla gerçekleştirilir.
Hormonlar normal olarak kanda çok az miktarda bulunurlar. Eğer bu miktarın altında veya üstünde olursa organizmada bazı anormallikler ortaya çıkar
Hormonların etkisi sinir sisteminden farklı olarak yavaş ancak uzun sürelidir. Çünkü hormonların bezlerden salgılandıktan sonra hedef organı uyarabilmesi için kanda belirli bir yoğunluğa ulaşması zaman alır.
Etkisini gösterdikten sonra da kanda belirli bir süre kalacağı için (parçalanana kadar) bu süre boyunca etkisi devam eder. Görevi biten hormonların bazıları karaciğerde parçalanır bazıları da parçalanmadan vücuttan uzaklaştırılır. Gerek duyulduğunda yeniden üretilir.
Bazı organların çalışması hormonlar ve sinirlerin birlikte çalışmasıyla sağlanır. Örneğin, korktuğumuzda kalbimizin hızlı çalışması öncelikle sinir sistemi, daha sonra da hormonların devreye girmesiyle gerçekleştirilir. Bazı organların çalışması ise birden fazla hormonla düzenlenir. Karaciğerin kan şekerini ayarlaması insülin, glukagon ve adrenalin hormonlarının etkisiyle sağlanır. Hormonlar sinir sisteminin kontrolünde salgılanırlar fakat sinir sistemini de etkilerler. Bu nedenle endokrin ve sinir sistemlerine düzenleyici ve denetleyici sistemler denir.

HORMONLARIN GÖREVLERİ;
* Sinir sistemiyle birlikte çalışarak denetleyici ve düzenleyici olarak görev yapar.
* Vücudun büyüme ve gelişmesini denetler.
* Üreme olayları ve ikincil cinsiyet karakterlerinin oluşmasını sağlar.
* İç dengenin (homeostasi) sağlanmasında etkilidir.

Hormonlar sinir sisteminin kontrolünde salgılanırlar. Fakat sinir sistemini de etkilerler. Beynin hipotalamus bölgesi hormonal düzenlemeyi denetler. Hipotalamus beynin diğer bölgeleriyle ve bütün iç organlarla sinirsel bağlantı kurmuştur. İnsanın iç ve dış çevresindem eydana gelen değişiklikler duyu organlarıyla sinir sistemine getirilir. Uyartıların bazıları hipotalamusta değerlendirilir ve ilgili bezlerin faaliyete geçmesi sağlanır. Hipotalamus bu işi serbest bırakıcı faktör (RF = Releasing Faktör) salgılayarak gerçekleştirir. RF özellikle hipofiz bezinin çalışmasını denetleyen bir hormon özelliğindedir.
İnsanda bulunan endokrin bezler; hipofiz, tiroid, paratiroid, böbreküstü bezleri, pankreas ve eşeysel bezleridir. Ayrıca mide ve ince bağırsak hücrelerinden de bazı hormonlar salgılanarak sindirim sisteminin çalışması düzenlenir.

KAYNAK: Fem Yayınları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>