EDATLAR (İLGEÇLER)

Edatlar (İlgeçler)
Tek başlarına bir anlam taşımayan, fakat cümle içinde anlam kazanan, sözcükler arasında çeşitli anlam ilgileri kuran sözcüklere edat (ilgeç) denir.
Edatlar, sözcükler arasında anlam ilgisi kurar, genel olarak bağlama görevi yapmazlar. Dilimizde; gibi, kadar, ile, için, dolayı, ötürü, yalnız, ancak, tek, üzere, sanki, -e doğru, -e karşı… gibi sözcükler, en çok kullanılan edatlardandır.
Edatların bulundukları cümleye hangi anlam özelliğini kazandırdığını anlamak için, özellikle çok kullanılan edatların tek tek incelenmesi gerekir:
Gibi:
Birlikte kullanıldığı sözcüğe, benzetme, karşılaştırma anlamları katar:
Bu da onun gibi çalışıyor. (Karşılaştırma)
Cennet gibi yurdumuz var. (Benzerlik)
UYARI:
”-ce, -imsi, -cesine, -cileyin” ekleri ”gibi” edatı yerine kullanılabilir:
Çocukça davranma. (çocuk gibi)
Kedifemsi bir kumaş aldım. (kadife gibi)
Uçarcasına gitmelisin. (uçar gibi)
Bencileyin sen de yoksulsun. (benim gibi)

İçin:
Bu edat, sözcükler arasında amaç, sebep – sonuç, özgüleme… yönünden anlam ilgileri kurar:
Kitapları almak için geldim. (Amaç)
Hasta olduğu için ödevini yapmamış. (Sebep sonuç)
Bu şiiri sizin için yazdım. (Özgüleme)

İle:
Araç bildirir; cümleye birlikte olma anlamı kazandırır:
Yurt dışından bu ara ile dönmüş
Dün akşam babası ile yola çıktı (Birlikte olma)
UYARI:
”ile” edatı sözcüklere bitişik yazılabilir”
Konuyu seninle de tartışalım.
Mektubu postayla göndereceğim.
”İle” sözcüğü bağlaç göreviyle de kullanılabilir. Bu durumda ”ve” sözcüğünün yerini tutar. Bir cümlede ”ile”nin yerine ”ve” getirilebiliyorsa ”ile”nin türü bağlaç; getirilemiyorsa edattır:
Emine Işınsu ile Pınar Kür’ü severek okudum. (”İle” yerine ”ve” gelebilir → Bağlaç)
Bu çalışma ile sonuç alınmaz. (”ile” yerine ”ve” getirilemez →Edat)
UYARI:
”İle” edatı sözcüklere bitişik yazılabilir”
Konuyu seninle de tartışalım.
Mektubu postayla göndereceğim.
⇒ ”İle” sözcüğü bağlaç göreviyle de kullanılabilir. Bu durumda ”ve” sözcüğünün yerini tutar. Bir cümlede ”ile”nin yerine ”ve” getirilebiliyorsa ”ile”nin türü bağlaç; getirilemiyorsa edattır:
Emine Işınsu ile Pınar Kür’ü severek okudum. (”ile” yerine ”ve” gelebilir → Bağlaç)
Bu çalışma ile sonuç alınmaz. (”ile” yerine ”ve” getirilmez → Edat)

Göre:
Bu sözcük, yönelme durumu eki almış sözcüklerle kullanılır ve karşılaştırma, görelik, görecelik anlamları verir:
Bana göre bu iş olmayacak. (Görelik)
Ona göre bu daha çalışkan (Karşılaştırma)

Kadar:
Bu sözcük edat olarak kullanıldığında sonuç gösterir ve çoğu kez ”için” anlamı taşır. Koşul da bildirebilir.
İşe gitmek üzere evden çıktı. (Amaç)
İki gün sonra vermek üzere biraz para istedi. (Koşul)

Yalnız, ancak, sadece:
Görevdeş edatlardır. Cümleye ”özgüleme” anlamı katar, söze sınır getirirler:
Bu konuda yalnız sana güveniyorum.
Sınavı sadece bir kişi kazanmış.
Bu televizyonu ancak siz onarırsınız.

Karşı:
”-e karşı” şeklinde kullanıldığında edat olur; karşılıklılık bildirir:
Ona karşı doğrusu mahçup olduk.
UYARI:
”Yalnız, ancak, karşı, kadar” sözcükleri başka türler olarak da kullanılabilirler. Bu sözcüklerin türünü belirlemek için cümlede kazandıkları anlamlara bakmak gerekir.
*   O kitap yalnız bende var. (Edat)
   (Sadece)
Yıllardan beri yalnız yaşıyor. (Zarf)
                         durum
Gelsin, yalnız kardeşlerini getirmesin. (Bağlaç)
               (fakat)
İşimiz sabaha ancak biter. (Zarf)
                         (zaman)
Evde durun ancak yaramazlık yapmayın.(Bağlaç)
                      (fakat)

Değil:
Öğeler, kavramlar arasında ilgi kurunca edat olur.
Bu eşyaları sen değil o taşısın

Dolayı – ötürü
Nedenlik edatlarıdır. Kendilerinden önce gelen sözcükle ”-den dolayı”, ”-den ötürü” şeklinde öbekleşerek kullanılırlar.
Çalışmadığından ötürü kaybetti.
Sizi görmediğinden dolayı üzülüyordu.
Not: ”-den” takısı tek başına da nedenlik bildirir. Bu bakımdan ”dolayı, ötürü” sözcükleri bir bakıma gereksiz kullanılmış sayılır.
     Çok ağladığından dolayı gözleri şişmişti.
Çok ağladığından gözleri şişmişti.
Bunlardan başka ”-e” durum takısıyla öbekleşerek kullanılan ”doğru, dek, kadar” ”-den” durum takısıyla öbekleşerek kullanılan ”önce, yana, sonra, beri, önce, başka” edatları da vardır.
İki günden beri bekliyoruz.
Sizden başka gelen yoktu.
Okula kadar gitmemiştim.
Sizden önce onlar gelmişti.

EDATLARLA İLGİLİ ÖZELLİKLER
1.
 Edatlar ad ve ad soylu sözcüklerle çoğu kez tamlama kurar. Buna edatlı tamlama denir.
okul için
sana göre
kar gibi
dev kadar
2. Bir edat, bir adla öbekleşerek sıfat ya da zarf görevi yapabilir:
Aslan gibi delikanlı baksanıza…
(Sıfat)
El kadar ekmek istedi.
(Sıfat)
Sabahtan beri sizi bekliyorum.
(Zarf)
Karınca gibi çalışıyor.
(Zarf)
3. Edatlar iyelik eki aldıklarında ad gibi kullanılır:
O kadarını herkes biliyor.
Bunun gibisini bulamazsınız.
4. Edatlar tek başlarına ya da başka sözcüklerle öbekleşerek özne, nesne, tümleç, yüklem göreviyle kullanılabilir:
”için”, çoğu kez neden – sonuç ilgisi kurar.
(Özne)
Bu kadarını beklemiyorduk. (nesne)
Yaşlı kadın, çocuk gibi ağlıyordu. (zarf tümleci)
Denize bakan evler gibiydik seninle (yüklem)
5. ”mi” soru edatı, cümleye çoğu kez soru anlamı katar; başka işlevlerle de kullanılabilir. Bu edat cümleye soru anlamı katsın, katmasın daima ayrı yazılır.
”Devlet Ana”yı okudun mu ? (soru)
Konuyu dinledin mi anlarsın. (Koşul)
Ablan geldi mi gideriz. (zaman)
Güzel mi güzel bir ev almış. (pekiştirme)

Kaynak: Final yayınları Türkçe ÖSS Konu anlatımlı Kitap (Syf :122, 123)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>