BİLGİ TOPLUMUNDA HALKLA İLİŞKİLER VE HALKLA İLİŞKİLERE YAPILAN ELEŞTİREL YAKLAŞIMLAR 8. ÜNİTE ÖZETİ

   BİLGİ TOPLUMUNDA HALKLA İLİŞKİLER VE HALKLA İLİŞKİLERE YAPILAN ELEŞTİREL
                                                 YAKLAŞIMLAR 8. ÜNİTE ÖZETİ

Bilgi Toplumunda Kurumsal Sermaya Türleri
Kurumlar, ekonomik sermayenin yanı sıra bilgi sermayesi, sosyal sermaye ve sembolik sermaye gibi sermaye biçimlerinin de kurum açısından değerini kavramış bulunmaktadır.
Ekonomik sermaye, kurum ya da kuruluşun maddi olanaklarını kapsamaktadır. Bir örgütün yada kurumun maddi olanaklarının geniş olması o kurumun rakiplerinin karşısındaki gücünü artırmakta aynı zamanda iletişim alanında var olan süreçlerin yönetiminde halkla ilişkiler biriminin kullanacağı araçi gereçlerin sayısını ve niteliğini yükseltmektedir.
Bilgi sermayesi(kültürel sermaye), bilgi toplumunu ayrılmaz bir bileşenidir. Kurumlar, hem faaliyet gösterdikleri alanlara ilişkin hemde kamularıyla nasıl iletişim kuracaklarına ilişkin bir bilginin farkında olmalıdır.
Toplumsal sermaye, kurum ilişki ağı içerisinde bulunduğu kişi ve kuruluşları kapsamaktadır. Toplumsal sermaye zamanın, ilgi ve alakanın değiş tokuşunu içeren yatırım stratejisinin bir sonucudur.
 Sembolik sermaye,Kurumun gücünün ve iktidarının, sorumluluk ve haysiyetinin temsilidir.
Sermayenin sayılan bu biçimleri üzerinden halkla ilişkilere yönelik bir analiz yapılabilmesi için şu soruların sorulması gerekir;
1- Kurumun kurumsallaşması ne düzeydedir?
2- Kurum ne tür bir ekonomik sermayeye sahiptir? Kurumun bütçesi olarakta tanımlanabilecek bu sermayenin ne kadarı halkla ilşkiler birimlerinin faaliyetlerine ayrılmaktadır?
3- Kurum ne tür bir bilgi sermayesine sahiptir? Kurum medya desteğini edinebilmek için neler yapması gerektiğini bilmekte midir?
4- Kurum ne tür bir toplumsal sermayeye sahiptir.
5- Bir kurum ne tür sembolik sermayeye sahiptir?

Halkla İlişkilerin Reklam, Propaganda ve Rıza Üretimiyle İlişkisi
Halkla ilişkiler, reklam ve propaganda arasında belli ayırt edici noktalar olmasına rağmen tepsi temelde ikna edici iletişime dayalı olarak kurulurlar.
İkna edici iletişim;kişilerin belli bir kanaat edinmelerini ve bu kanaate uygun olarak davranmasını amaçlar.
Reklam, halkla ilişkiler ve propagandanın ortak noktalarından biri;ikna edici iletişim türleri olmasıdır.
Kurumlarda halkla ilişkiler, Pazar araştırmaları,kamuoyu araştırmaları gibi faaliyetlerin hem pazarlamanın etkinliğini artırmak için hemde uluslar arası ticari iletişim akışına hız kazandırmak için yararlanılmaktadır.
Halkla İlişkiler Tarih Yazımı Üzerine Eleştirel Yaklaşımlar
Bu dönemde ortaya çıkan ekonomik, toplumsal ve teknolojik durumu özetleyecek olursak;
-İş dünyasındaki rekabetin yol açtığı bir kriz sermayesinin belli ellerde toplanmasına neden olmuştur.
-Toplumda genel olarak örgütlerde ve uzmanlaşmada bir artış olmuştur.
-Gruplar arasındaki iletişim sorunları artmaya başlamıştır.
-Pazarlama ve yönetim alanlarına ilişkin bilimsel yaklaşımlarda bir ilerleme gözlenmiştir.
-Genel olarak teknolojide özel olarak de kitle iletişim tekniklerinde ilerlemeler kaydedilmiştir.
-Genel olarak eğitim düzeyinde bir artış gerçekleşmiştir.
-Değerlerde bir değişim gerçekleşmiş ve insanlar arası eşitliği savunan bir anlayış yükselişe geçmiştir.
Örgütsel bakış açısını temel alan bir açıklama ise;halkla ilişkilerin tarihsel olarak ortaya çıkışını, iş dünyasının değişimini yönetme çabalarının bir parçası olarak ele alır. Radikal bakış açısı ise; halkla ilişkilerin ortaya çıkış sürecini, kurumların büyüme ve karlılıklarını artırmak için kamuların zihinlerini ve bedenlerini kontrol altına almada bir araca duydukları ihtiyaçla karşılar.
Enformasyon çağı ;global pazarların ve ekonomik olarak karşılıklı bağımlılıkların çağıdır.

Halkla İlişkilerde Yönteme İlişkin Eleştiriler
İletişim alanındaki araştırmalar ise;pek çok açıdan sınıflandırmalara tabi tutulmaktadır. Bunlardan birisi ve en eskisi Lazarsfeld‟in 1941 yılında yaptığı araştırmalarrın yönetsel araştırmalar ve eleştirel araştırmalar olmak üzere ikiye ayrılmasıdır. Yönetsel araştırma belli bir hedefe yönelmiş ve araçsal çalışmalardır.
Yönetsel iletişim araştırmalarının bir bölümü de,reklam ve halkla ilişkiler kurumları içinde gerçekleştirilir. Sonuç olarak kamu ve özel sektör kurumlarının yönetim gereksinmeleri bağlamında ve onların hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla yapılan araştırmalardır.
Eleştirel yaklaşım kavramı ise; ana akım iletişim çalışmaları dışında kalan ve bu çalışmalara alternatif oluşturan araştırma ve kuramlar için kullanılmaktadır.
Ana akım iletişim çalışması ise; toplum bilimsel, işlevselci, nicel ölçümler ve sınanabilir varsayımlara öncelik veren bir perspektifi temsil eder.
Halkla ilişkiler çalışması ise; hem akademide hem de mesleki uygulama pratikleri içinde nicel yöntemlerle çalışmaya ağırlık vermektedir.
Hedef kitle; nicel ve nitel yöntemlerle araştırılır.
Nitel araştırmalar;aneknotları, günlük temelde özel bir kamu grubuyla ilgilenen insanlarla mülakatlara,tartışmalara, kamuların önemli üyeleriyle yapılan röportajlara, kamulardan seçilen bireylerle oluşturulan odak gruplara, örnek olay çalışmalarına, katılımcı gözlemlere dayalı olarak gerçekleştirilebilirler.
Nitel araştırmalar ise; hedef kitlenin tüm popülasyonundan alınan bir “örneklem” üzerine anket veya kamuoyu yoklaması yöntemiyle yapılmaktadır.
Etik; neyin meşru olup neyin olmadığını yada “ahlaki” araştırma prosedürünün neyi gerektirdiğini tanımlar.

Araştırma etiğiyle ilgili kavramlar;

*Bilimsel yanıltma
*Araştırma sahtekarlığı
*İdari Onay İlkesi
*Bilgilendirerek alınan onay
*Özel nüfus

***Halkla ilişkilerde etik kodları düzenleyen en eski metinlerden biri Amerikan Halkla İlişkiler Derneği‟nin (PRSA) “Halkla İlişkiler Uygulamaları İçin Meslek Kodları” başlıklı metnidir.
HALKLA İLİŞKİLERDE KULLANILAN NİTEL ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ
1-Örnek olay çalışmaları:Bir insanı,kurumu yada olayı tanımlar analiz eder. Örnek olay,özel bir insan, örgüt, olay yada süreç üzerine derinlemesine çalışmak anlamına gelmektedir. Bu yöntem uygulamalı disiplinlerde, iş dünyasından hukuka, reklamcılıktan tıbba ve halkla ilişkilere kadar birçok yerde kullanılmaktadır.
2-Derinlemesine mülakat:Mülakattan farklıdır. Normal mülakattan daha uzun sürer, soruların belli bir sırası vardır. Bir olayla ilgili bilgilere yada katılımları bir konuya yada sorusuna ışık tutacak olan bir yada daha fazla insanla gerçekleştirilir.
3-Odak grup:Araştırmacılar,grup tartışmaları yoluyla ortak düşünce, görüş, ideoloji vb. gibi konuları rahat açıklığa kavuşturabilmektedirler. Odak grup mantığı, yarı yapılandırılmış grup mülakatlarının, niteliksel yöntemler kullanılarak analiz edilmesine dayanır.
Odak grubun yedi basamağı vardır.
Bunlar;
1-Odak grubun hangi türünün seçileceğine karar verilmelidir.
2-Konuyla ilgili personelin yetiştirilmesi
3-Tartışma rehberinin yaratılması
4-Katılımcıların seçilmesi
5-Grubun toplanacağı odanın hazırlanması
6-Grup paylaşımının yürütülmesi ve kaydedilmesi
7-Verilerin analiz edilmesi

Odak gruptan elde edilen verilerin analizi üç aşamadan geçer. Birincisi;moderatör ve araştırmayı yapan biraraya gelerek, moderatörün sonuçla ilgili ne hissettiğini tartışırlar. İkincisi; tartışmalar sistematik olarak analiz edilir,yanıtların mantıki bir analizi yapılabilir. Üçüncü ve son aşama; bir rapor yazılarak analiz tamamlanmış olur.

4-Katılımcı gözlem:gözlem daha çok kümelerin gözlemi için söz konusu olan bir tekniktir ve nitel araştırmaların vazgeçilmez araçlarından biridir.

Bu gözlemde dikkat edilmesi gereken hususlar;
• Gözlenenlerin davranışlarını etkileme olasılığı bulunmadığından gözlem yapılan yerin nitelikleri
• Katılımcıların demografik özellikleri ve ilişki yapıları
• Kümenin niteliği (örgütlenme biçimi,amacıvb.gibi)
• Kümedeki insanların davranışları
• Davranışların süresi ve sıklığı
• Gözlemin kayıt altına alınması
En belirgin avantajı;insanların günlük faaliyetleri kapsamında nasıl davrandıklarını anlamamızı sağlamasıdır. Bu yöntemi kullanan şirketlerden biri Polaroid‟dir.
Katılımcı gözlemci kurumdaki konuşmalarla ilgilenir ve gözlemlediği genel nüfusun üyelerine ilişkin günlük gözlemlerde bulunur.
Halkla İlişkiler Eğitimine ve Kuramsal Temellere İlişkin Eleştirel Yaklaşımlar
Halkla ilişkiler faaliyetlerinin uluslar arası bir nitelik kazandığı göz önünde bulundurulduğunda, halkla ilişkiler eğitiminde aşağıdaki hususlar dikkate alınır;
• Kişiler arası iletişim ve örgütsel iletişim alanında kültürel değişimler
• Toplumsal faktörlerin halkla ilişkiler üzerindeki etkileri
• Uluslar arası bağlamda etik
• Uluslar arası uzmanların mesleki gelişimi
• Dünyadaki olaylar

Halkla ilişkiler iş dünyası ve toplumun çeşitli düzeylerinden bütünleşme yaratabilmek için liderlik görevi üstlenir. Halkla ilişkiler yönetim için, örgütün dışında olduğu kadar içinde de bütünleşik ilişkiler yaratılmasına yardımcı olacak yeni bir liderlik düzeyidir.

Halkla ilişkileri olumlu olarak ele alan yaklaşımların yanında, halkla ilişkileri özellikle son dönemlerde olumsuz anlamlar taşıyan “döngü doktorluğu”, ”şeytanın avukatlığı”, ”köşe dönmecilik”, “kanaat imalatçılığı”, “haber mühendisliği”, “algı yöneticiliği”, gibi terimlerle eş tutan akademik çalışmalarda mevcuttur.

H.İLİŞKİLERİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER:
1 MEDYA
2 EKONOMİ
3 SİYASET
4 EYLEMSELLİK DÜZEYİ
5 SENDİKALARIN GÜCÜ

Kaynak: NorFuLL Paylaşım Mekanı|www.norfulpaylasim.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>