BAĞLAÇLAR / ÜNLEMLER

Bağlaçlar / Ünlemler
Eşgörevli ya da birbiriyle ilgili sözcükleri söz öbeklerini, özellikle cümleleri bağlamaya yarayan, bunlar arasında anlam ve kimi zaman biçim bakımından bağlantı sağlayan öğelere bağlaç denir.
Yakup kadri ile Halide Edip, Ünlü yazarlarımızdandır.
Gökten ne yağdı da yer kabul etmedi.
Kuşlar ve balıklar Sait Faik’in sevdasıydı.
Bağlaçların cümleden çıkarılması, genelde cümlenin anlamını etkilemez. (Edatların cümleden çıkarılması halinde, anlamın bozulduğunu hatırlayınız)
Bağlaçlar kullanım yerlerine göre üç grupta incelenebilirler:
1. Sözcük Bağlaçları
2. Cümle Bağlaçları
3. Sözcük ve Cümle Bağlaçları

SÖZCÜK BAĞLAÇLARI
ve:

Eşgörevli sözcükleri ya da cümleleri birbirine bağlar:
       Türkiye ve Irak sonunda anlaşıyor. (Özneleri bağlamış)
       Bu yazıda, Çehov’u ve Sait Faik’i anlatıyor. (Nesneleri bağlamış)
       Bahçedeki otları yoldum ve bir köşeye yığdım. (İki ayrı cümleyi bağlamış)

ile:
Çoğu zaman ”ve” ile eşgörevli kullanılır. Ancak bu bağlaç, cümleleri bağlama göreviyle kullanılmaz.
      Güneş ile dünya arasındaki uzaklığı soruyor.
        Gelmesi ile gitmesi bir oldu.
UYARI:
”İle” sözcükler arasında anlam ilgisi kurduğunda edat olur. Bu durumda ”ile” yerine ”ve” getirilemez.
Bu para ile nasıl geçinelim ? (edat)
Kardeşi ile ortak bir iş kuracakmış (edat)

CÜMLE BAĞLAÇLARI  
Anlamca ilgili cümleleri baplar. Bunlardan bazısı anlamca bağlı cümlelerden birincisinin; bir kısmı da ikincisinin başında bulunur. Bu bağlaçları şöylece gruplandırabiliriz.

a) Karşıtlık Anlamı Kazandıran Bağlaçlar:
     ”Ama, fakat, lakin, ancak, oysa, yalnız, halbuki, ne var ki, hiç değilse, bununla birlikte, şu var ki…” gibi bağlaçlardır.
Çalışıyoruz ama başaramıyoruz.
İyi koştu fakat birinci olamadı.
Dışarı çık ancak paltonu almayı unutma.
Yurt dışına git yalnız dil öğrenmeyi ihmal etme
Tut ki sınavı kazanamadın, ne yaparsın ?
Adam buraya geliyor; hiç değilse bir arar.
UYARI:
Yukarıdaki bağlaçlardan bazıları cümleye ”karşıtlık” anlamının yanında ”koşul”, ”neden-sonuç”, ”pekiştirme” anlamları da katabilir;
Evde oturun ama yaramazlık yapmayın. (koşul)
Onu artık hiç ama hiç sevmiyorum. (pekiştirme)
O gün karanlıkta gittim ama çok korktum. (neden-sonuç)

b) Nedenlik Anlamı Kazandıran Bağlaçlar
”Çünkü, zira, madem, mademki, değil mi ki, şundan dolayı…” gibi bağlaçlardır.
Bu soruyu çözemezdim; çünkü konuyu kavramamıştım.
Bu yıl ürün iyi çıktı zira yağmurlar boldu.
Değil mi ki işi yapamıyor; işine son ver gitsin.
Mademki buraya geldiniz, bir çayımızı için.

c) Koşul Anlamı Kazandıran Bağlaçlar:
”Şayet, eğer, ise” gibi bağlaçlardır.
Eğer son soruyu bilseydik; yarışmayı kazanacaktık.
Şayet fikrinizi değiştirirseniz, bizi arayın.
Bu işi bilmiyor ise yapmaya kalkışmasın.

d) Olasılık Anlamı Kazandıran Bağlaçlar:
”Yoksa, anlaşılan, meğer” gibi bağlaçlardır.
Yoksa bizimle gelmiyor musunuz?
Anlaşılan bu adamlar susmayacak.
Görünüşe göre çok para kazanacağız.
Meğer bizim Orhan ne akıllı bir çocukmuş!

e) Özet Anlamı Kazandıran Bağlaçlar:
”O halde, öyleyse, kısaca, sözün kısası, demek ki, örneğin… ” gibi bağlaçlardır.
O halde sanatçının görevi toplumu aydınlatmaktır.
Öyleyse bu işi bitirelim.
Kısaca oraya gitmek istemiyorum.

f) Pekiştirme Bağlaçları:
   ”Hem, hem de, üstelik, hatta, nitekim…” gibi bağlaçlardır.
    Çalışılmış hem de ne çok çalışılmış.
    Bu elbise ucuz, üstelik size göre.
    Sizi çok aradım, nitekim buldum.

SÖZCÜK VE CÜMLE BAĞLAÇLARI
a) Sıralama Anlamı Kazandıran Bağlaçlar:
     
”Ve, de” bağlaçları sıralama bağlacı olarak kullanılabilir:
      Sebze ve meyve fiyatları düştü.
      Oraya git de bunları söyle.

b) Denkleştirme Bağlaçları:

”Veya, yahut, veyahut, ya da…” gibi sözcüklerdir. Kavramlara arasında denklik ilişkisi kurarlar.
Roman veya öykü… İkisine de bayılırım.
Kardeşin yahut baban okula gelsin.
Müzik ya da resim dersini seçebilirsin.

c) Karşılaştırma Bağlaçları:
”ne … ne”, ”ya… ya”, ”de … de”, ”hem… hem”, ”gerek … gerek” gibi bağlaçlardır. Bunlar değişik öğeleri bağlarlar.
      Ne beni ne seni dinliyor.
      (Nesneleri bağlamış)
      Ne bir kitap ne bir gazete var.
      (Özneleri bağlamış)
      Annesi de babasını da kızdırmış.
      Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin.
      Hem sana hem kardeşine gücendim.
UYARI:
”Ne… ne” bağlacı çoğu zaman cümleye olumsuzluk anlamı katar; kimi zaman ”ikisinin arası, ortası” anlamı kazandırır:
Ne Fuzuli’nin ne Bâki’nin dilini anlıyoruz.
(Olumsuzluk→ İkisinin dilini de anlamıyoruz.)
Bu çay ne soğuk ne sıcak. (İkisinin ortası, ılık)

(DE) BAĞLACI:
Sonuna geldiği sözcüğü, önceden geçen ya da geçmiş gibi düşünülen görevdeş bir sözcüğe bağlar; eşitlik, gibilik, katılma anlamları kazandırarak pekiştirir.
Burayı da görmemiştim.
Bu kitaplar da okunacak güzellikteymiş.
Ona da bir şapka alalım.
”de” bağlacı ”dahi,bile” bağlaçlarıyla görevdeştir.
Bu bağlaç bulunduğu cümleye göre değerlendirilir ve çok farklı anlamlar kazandırır. Bu anlamları başlıcaları şunlardır:
Birliktelik anlamı kazandırır:
Üçü de oradaydı.
Azarlama bildirir:
Önce kendin yap da sonra bizden iste.
 Yalvarma bildirir:
Bu soruları da çözüp öyle gitsin.
 Övme, beğenme bildirir:
Buraları bir de baharda gör.
 Küçümseme bildirir:
Bu soruyu çözecek de ben de göreceğim.
 Direnme, inat bildirir:
Okumam da okumam.
 Yakınma bildirir:
Buraya gelmişsin de bize uğramamışsın.
 Karşıt anlamlı önermeler pekiştirir:
Su ısınmış da soğumuş
 Umursamama bildirir:
Bu yıl sınavı kazansa da kazanmasa da artık gözümde yok.
  Alay, mutsuzluk bildirir:
Okuyacak da bana yardım edecekmiş.
  Önce gelen yargıların olmasını direnerek isteme anlamı kazandırır:
Sınavı kazan da ben masrafa katlanırım.
 ”Başkalarına yaptığım gibi” anlamı katar:
Size de bir yemek yedirebilirim.
 ”Eşitlik, gibilik” anlamı katar:
O dergiyi ben de okudum.
UYARI:
”de” bağlacını bulunma durum ekiyle karıştırmamak gerekir. Bağlaç olan ”de” her zaman ayrı yazılır; ünsüz benzeşmesine uğramaz. Yani ”te, ta” şekli yoktur.

(Kİ) BAĞLACI:
Bu bağlaç genellikle cümleleri bağlar. ”Ki” bağlacından sonra gelen cümle, önceki cümlenin açıklayıcısı olur. Diğer sözcüklerden daima ayrı yazılır.
”Ki” bağlacının yer aldığı cümleler değişik anlam özellikleri yansıtır.
Canı sıkılmış ki bizimle gelmedi. (Neden – sonuç)
Nietzche der ki : ”En büyük delilik, denize tuz atmaktır.” (Açıklama)
Sen ki beni çok iyi tanırsın… (Özneyi pekiştiriyor)
Yarın buraya döner mi ki ? (Kuşku, kaygı)
Beni anlamıyorsun ki.. (yakınma)
Dışarı çıktım ki ortalığı sel götürüyor. (şaşma)

UYARI:
Bağlaçlar tek başlarına cümlenin öğesi olmazlar.

ÜNLEMLER:
Aşırı bir duyguyu (çoşku, acıma, hayıflanma, korku, sevinç…) anlatmak
amacıyla kullanılan sözcüklerdir.
A!, Yazık!, Hey!, Ey!, Eyvah!, Bravo!, Ayol!, Hişt!, Of!, Oh!, Ya..!,
Hayda!, Vay!, Yuh!, Aferin!, Yaşa!…
Bunlardan başka hayvanları çağırmak ya da kovmak amacıyla kullanılan sözcüklerde ünlem sayılırlar:
Pisi pisi!, Pist!, Oha!, Çüş!…
Ünlemler bulundukları cümleye; kullanılışlarına göre çeşitli anlamlar kazandırır.
  A! Bu kadarı da fazla (Kızgınlık)
  Eyvah! Ne yer kaldı ne yâr (Acıma)
  Aferin sana! (Ödüllendirme)
  Yuh olsun bunu yapanlara! (Kınama)
  Of! Yetti artık. (Bıkma)
  Vah yavrum, ne oldu sana! (Acıma)
  Ayol, bu nasıl şeymiş! (Şaşma)

Kaynak: Final yayınları Türkçe ÖSS Konu anlatımlı Kitap (Syf :129, 130, 131)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>