ARA LOP HORMONLAR

Ara Lop Hormonlar
Hipofizin ara lobundan sadece melanosit uyarıcı hormon (MSH) salgılanır. MSH, insan derisinin rengini oluşturmada görev alan melanosit hücrelerini uyarır. Melanosit hücreleri ürettikleri melanin adlı renk maddesinin deriye dağılmasını ve kendine özgü deri renginin oluşmasını sağlar.

Arka lop hormonları
a. Oksitosin
b. Antidiüretik Hormon (ADH)

Hipofizin arka lobu sinir dokudan yapılmıştır. Hipotalamusun uzantısı şeklindedir. Bu nedenle arka lop sinir sisteminin bir parçası olarak kabul edilir. Bu kısmın hormonları hipotalamus hücrelerinden salgılanır ve hipofizin arka lobundan kana verilir.

a. Oksitosin
Kadınlarda doğum sırasında rahim (döl yatağı) kaslarının düzenli vek uvvetli olarak kasılmasını sağlayarak doğumu kolaylaştırır. Günümüzde yapay sancı oluşması ve doğum olayının hızlandırılması için oksitosin hormonu kullanılmaktadır. Oksitosin hormonu kullanılmaktadır. Oksitosin doğum sonrası LTH’la birlikte süt salgılanmasına yardımcı olur.

b. ADH (Antidiüretik hormon, Vasopressin)
Böbreklerdeki idrar toplama kanallarında suyun kana geri emilmesini hızlandırır. Vücudun su kaybını engelleyerek su dengesinin sağlanmasında rol oynar. ADH, atar damarların yapısındaki düz kasların kasılmasını sağlayarak kan basıncını da artırır. Vücuda yeterli su alınmadığı zaman salgısı artırılarak böbreklerden suyun emilimi artırılır. Vücuda fazla su alındığı zaman ADH salgısı azaltılır ve suyun atılması sağlanır. Eksiltiğinde idrarla atılan su miktarı artar. Bu duruma şekersiz şeker hastalığı (şekersiz diyabet) denir. Bu hastalıkta şeker hastalığında olduğu gibi bol miktarda idrar oluşturulur. Ancak şeker hastalığından farklı olarak idrarda glikoz bulunmaz. Bu duruma bağlı olarak günde ortalama 30-40 litre kadar su atılabilir.

2. Tiroid Bezi
Soluk borusunun iki yanında ve gırtlağın hemen altında bulunan kelebek şeklinde bir bezdir. Sağlıklı bir insanda ağırlığı 25 gr kadardır. Kelebek kanatları şeklindeki yapılar birbiriyle bağlantılıdır. Tiroid bezi kübik epitel dokudan yapılmıştır. Tiroid bezinden tiroksin ve kalsitonin hormonları salgılanır.

a. Tiroksin Hormonu
 Tiroid bezi, tiroksin hormonunu hipofizden salgılanan TSH’ın etkisi ile salgılar. Tiroksin hormonu hücrelerin metabolizma hızını ve oksijen kullanma miktarlarını ayarlar. Tiroksinin fazla salgılanması hücrelerin metabolizmasını hızlandırarak oksijen tüketimini artırır. Tersi durumda ise hücrelerin metabolizması yavaşlar ve oksijen kullanımı azalır. İnsan ve sıcak kanlı hayvanlarda kışın tiroksin hormonunun salgısı artırılır.
Tiroksinin kandaki miktarının artması TSH ın salgısını azaltır.
Büyüme çağında tiroid bezinin yeterli tiroksin salgılayamaması kretenizm (ahmaklık) denilen hastalığa neden olur. Bu hastalık zekâ geriliği, cücelik ve eşey bezlerinin gelişmemesi gibi belirtilere sahiptir. Yetişkinlerde tiroid bezi yetersiz tiroksin salgılarsa bazal metabolizma ve vücut ısısı düşer. Ruhen ve bedenen uyuşukluk başlar. Deride şişlikler ve saçlarda dökülmeler görülür. Bu hastalığa miksodem adı verilir. Yetişkinlerde kandaki tiroksin miktarı artarsa metabolizma hızlanır. Kalp atışı, vücut ısısı ve solunum hızı artar. Gözler normalden daha fazla dışarı fırlar. Bu hastalığa iç guatr (eksoftalmik guatr) denir.
Tiroid bezinin gerekli tiroksin hormonu üretmesi besinlerle yeterli miktarda iyot alınmasına bağlıdır. Vücuda yeterli iyot alınmazsa tiroid bezi normal salgısını yapabilmek için daha fazla doku oluşturarak yapısını büyütür. Bu hastalığa basit guatr denir. Bu hastalık deniz ürünleri yenilerek veya besinlere iyot ilave edilere giderilebilir. İyot genellikle tuzla birlikte alınır. Lahana gibi yiyecekler guatrojen etkiye sahiptir. Yani besinlerle alınan iyotların emilmesini engeller.

b. Kalsitonin (Tirokalsitonin)
Kalsiyum ve fosfatın kemiklerde birikmesini sağlayarak kandaki kalsiyüm ve fosfatın seviyesini düşürücü etki yapar. Paratiroid bezinden salgılanan parathormonla zıt çalışır. Her iki hormon birlikte çalışarak kandaki kalsiyumun dengede kalmasını sağlar.

3. Paratiroid Bezi
Tiroid bezinin üzerinde bulunan birbirinden ayrı dört küçük bezdir. Paratiroid bezinden sadece parathormon salgılanır.

Parathormon (Paratirin)
Kalsitonin hormonu ile birlikte kandaki kalsiyum ve fosfat metabolizmasını düzenler. Kemikteki kalsiyumların kana geçmesini sağlayarak kandaki kalsiyum miktarını artırır. Parathormon ayrıca böbreklerde süzülen kalsiyumların geri emilmesini ve fosfatın idrarla atılmasını sağlar.
Besinlerle alınan kalsiyumların ince bağırsaktan emilimini artırır. Kalsiyum iyonları kemik oluşumu, kas ve sinir sisteminin normal işleyişi için gereklidir. Kasların kasılmasında, sinir hücrelerinde uyartıların taşınmasında ve çeşitli aktif taşıma olayları ile kanın pıhtılaşmasında da kalsiyum iyonları kullanılır.
Parathormon eksikliğinde kemiklerde kalsiyum birikir ve kandaki kalsiyum iyonlarının miktarı azalır. Bu durumda tetani denilen hastalık ortaya çıkar. Tetanide kaslarda ağrılı kasılma, titreme, el ve ayak parmaklarında içe doğru bükülmeler görülür.
Parathormon normalden fazla salgılanırsa; kemiklerden kana kalsiyum geçişi hızlanarak kandaki kalsiyum oranı artar. Bu durumda kemikler zayıflar. Kaslar uyartılara çok yavaş cevap verir. Kandaki fazla kalsiyum böbreklerden geçerken fosfor iyonlarıyla birleşerek böbrek taşlarını oluşturur. Bu kişilerde hastalık, kusma ve fazla idrar oluşumu ile kendini gösterir.

4. Böbrek Üstü Bezleri
Böbreklerin üst kısımlarına yapışmış olarak bulunan iki bezdir. Adrenal bezler de denir. Adrenal bezlerin yapısı kabuk (korteks) ve öz (medulla) bölgesi olarak farklı iki kısımdan oluşmuştur. Bu iki bölgeden farklı etkiye sahip hormonlar salgılanır.

Kabuk Bölgesi Hormonları
Kabuk bölgesinden salgılanan hormonlara kortikosteroidler denir. Steroid yapıda olan bu hormonların salgılanması hipofizden salgılanan ACTH ile düzenlenir.

a. Kortizol
Protein ve yağların glikoza dönüşümünü hızlandırarak kan şekerini artırır. Tedavi amaçlı olarak ateşli romatizmalarda ve iltihaplanmalarda kullanılır. Stres hallerinde salgısı artar.

b. Aldosteron
Böbrekteki nefron kanalcıklarından sodyum ve kloriyonlarının geri emilimini artırır. Potasyumun idrarla birlikte atılmasına neden olur. Aldosteron hormonu yetersiz salgılandığında kan basıncı azalır, doku sıvısı miktarı azalır, kandaki sodyum ve potasyum dengesi bozulur ve kas yorgunluğu ortaya çıkar. Deride pigmentleşme artar ve deri tunç (bronz) rengini alır. Enfeksiyonlara direnç azalırken kişide zayıflama ve halsizlik görülür. Bu duruma Addison hastalığı denir. Aldosteron fazla salgılandığında kan basıncı yükselir ve doku sıvısı miktarı artar. Aldosteron yokluğu ölüme neden olur.

c. Adrenal Eşey Hormonları
İnsanın ergenlik döneminde ortaya çıkan ikincil cinsiyet karakterlerinin oluşmasında etkilidir.

Öz belgesel Hormonları
 Öz bölgesinden iki farklı hormon salgılanır. Bunlar adrenalin (epinefrin) ve nöradrenalin (nörepinefrin) dir. Bu bölge sinir sisteminin bir parçası gibi de kabul edilir. Öz bölgesinin hormonları sempatik sinirlerin etkisiyle salgılanır ve stres gibi zor durumlara karşı organizmayı hazırlar.

Strese bağlı böbrek üstü bezinin çalışması
   Strese bağlı böbrek üstü bezinin çalışması

a.Adrenalin
Genellikle heyecan, korku ve öfke anlarında kandaki miktar artar. Kan şekerini ve kan basıncını yükseltir. Adrenalin salgılandığında kalp atışları hızlanır, damarlar genişler ve göz bebekleri büyür. Saç ve deri altındaki kasların kasılmasıyla saç ve tüyler dikleşir. Beyne fazla kan gider. Kanın pıhtılaşma süresi kısalır. Vücudun yoğunluğa karşı direnci artar. Bu durum uzun süre devam ederse organizma yorgun düşer. Ayrıca tehlike anında hipofizden ACTH ın salgılanmasını uyarır. Böylece kortizolün etkisiyle kan şekerinin yükselmesine yardımcı olur. Adrenalin salgısı düşük sıcaklık, bazı ilaçlar ve ağrı gibi durumlarda artar. Adrenalinin kan şekerini artırması hücrelerindeki glikojenin glikozlara yıkımı ile olur. Bu glikozlar da pankreastan salgılanan glukagon hormonunun etkisiyle kana verilir.

b. Nöradrenalin
Sinir sisteminin kontrolünde düzenli olarak salgılanır. Küçük atar damarların ve kılcal damarların kasılmasını sağlayarak kan basıncını yükseltir.

5. Eşeysel Bezler
Kadınlarda yumurtalık (ovaryum), erkeklerde ise er bezleri (testis) üreme hücrelerini meydana getirmelerinin yanı sıra salgıladıkları bazı hormonlarla büyüme ve gelişme üzerine de etki ederler. Bu bezler hipofiz tarafından salgılanan çeşitli hormonların (gonodotropinler) kontrolünde çalışırlar.

Ovaryum Hormonları
a. Östrojen
Ovaryumdaki folikül keseciklerinin hücreleri tarafından üretilerek kana verilir. Hipofizde üretilen FSH ın kontrolünde salgılanır. Kandaki östrojen miktarının artması FSH ın salgılanmasını azaltır. Östrojen kadınlarda ikincil cinsiyet karakterlerinin oluşmasını sağlar. Sesin ince olması vücut yapısının kadına özgü olmasından etkilidir. Ayrıca uterustaki (rahimdeki) mitoz bölünmeleri hızlandırarak uterusu embriyo gelişimine uygun hale getirir.

b. Progesteron
LH etkisiyle folikülden yumurtanın atılmasıyla olşan korpus luteum tarafından salgılanır. Uterus zarının kalınlaşması ve süngerimsi yumuşak bir yapı kazanmasını sağlar. Döllenen yumurtanın (zigot), uterusa tutunmasını sağlar. Hamileliğin ilerleyen aylarında kandaki miktarı artar. Embriyoyu anneye bağlayan plasentadan da progesteron salgılanır. Progesteron eksikliğinde embriyo uterusa tutunamaz ve ilerleyen aylarda düşük olayı meydana gelebilir. Süt bezlerinin gelişmesinde de etkilidir.

Testis Hormonları
Testislerden erkeklik karakterlerini ve spermlerin üretilmesini düzenleyen hormonlar salgılanır.

Testosteron (Androjen)
Erkeklerde sakal ve bıyık çıkması, kılların büyümesi ve vücuttaki dağılışı, sesin kalınlaşması ve kemiklerle kasların erkeğe özgü gelişmesi gibi ikincil cinsiyet karakterlerinin oluşmasını sağlar. Testosteron erkeklerde alyuvar üretimini de artırır. LH etkisinde salgılanır. Sperm oluşmasında FSH ve LH ile birlikte görev alır.

6. Pankreas
Midenin alt arka tarafında bulunan yaprak şeklinde, pembe renkli karma bezdir. Dış salgısı olan sindirim enzimlerini özel bir kanalla ince bağırsağa gönderir. Pankreasın enzim salgılayan kısmına acini bölgesi denir. İç salgısı İnsülin ve glukagon denilen hormonlardır. Bu hormonlar kan şekerinin ayarlanmasında görev alırlar. Bu iki hormon pankreasın langerhans adacıklarından salgılanır.

a. İnsülin
Langerhans adacıklarının β (beta) hücrelerinden salgılanır. Kandaki glikoz miktarı arttığında insülin salgısı da artarak glikozların doku hücrelerine geçişini hızlandırır. Bu sayede kan şekerini düşürür. Doku hücrelerine ve özellikle karaciğer hücrelerine giren glikozların fazlasının glikojen şeklinde depolanmasını sağlar. Böylece kandaki fazla glikozlar uzaklaştırılmış olur. Bu durum hücrelerin glikoz kullanımını da artırır.
İnsülin hormonu yeterli salgılanmazsa kandaki glikoz miktarı yükselir. Bu duruma şeker hastalığı ya da diyabet denir. Glikozların hücrelere girişi engellendiği için hücrelerin glikoz ihtiyaçları karşılanamaz. Bu durumda hücrelerin glikoz ihtiyacının karşılanabilmesi için organizma kanda glikoz yokmuş gibi davranarak böbreküstü bezlerinden kortizol hormonunun üretilmesini sağlar.
Kortizol, protein ve yağların glikozlara dönüşümünü hızlandırır. Zincirleme devam eden bu olaylar sonunda kandaki glikoz seviyesi yükselir. Fazla glikoz böbreklerden tamamen emilemeyeceği için idrarla atılır. İdrardaki glikozlar fazla su tutacağı için de şeker hastalarında fazla idrar oluşturur. Şeker hastası olan insanların kanına insülin hormonu enjekte edilerek kandaki şeker seviyesi normale getirilmeye çalışılır. İnsülinin fazla salgılanması durumunda ise kandaki şeker miktarı normalin altına düşer. Bunun da sinir sistemi üzerine olumsuz etkileri görülür.

b. Glukagon
Langerhans adacıklarının α (alfa) hücrelerinden salgılanır. İnsülin hormonuna zıt etki göstererek kan şekerini yükseltir. Böbreküstü bezinden salgılanan adrenalin hormonu ile birlikte etki gösterir.
Karaciğerde adrenalin etkisiyle parçalanan glikojenlerden oluşan glikozların kana geçişini hızlandırır. Açlık, heyecan ve korku gibi durumlarda kandaki glikoz miktarını artırır.
Kan şekerinin yükselmesi insülin hormonunun artmasına, kan şekerinin düşmesi ise glukagon hormonunun artması neden olur. Örneğin, yemek sonrası kan şekeri yükseldiği için insülin miktarı, açlık durumunda ise kan şekeri düştüğü için glukagon miktarı artırılır.

KAYNAK: Fem Yayınları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>